Polis Memurunun Meslekten İhracı


Danıştay 5. Daire
2019/545
2019/4200
2019-06-19





Özet:

  • Suçun Türk Ceza Kanununda açıkça tanımlanmış olması nedeniyle, davacının bu suçu işleyip işlemediği ancak ceza mahkemesince verilecek karar sonucunda belirlenebilecektir.
  • Bu durumda, söz konusu ceza davasının nihai olarak sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun İdare Mahkemesince araştırılması ve ceza yargılaması sonucunda verilecek nihai karar da göz önünde bulundurularak, davacı tarafından, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekir.

Dava konusu istem: Polis memuru olarak görev yapan davacının, ... Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde, "uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, yollanmasına, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak" ve "kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiillerini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/20. ve 8/22. maddeleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 16/01/2013 tarih ve 2013/13 sayılı Yüksek Disiplin Kurulunun kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/20. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının incelenmesinden; davacı hakkında gerek idari gerekse adli soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelere, olayın gelişim seyrine ve ifadelerdeki çelişkilere göre, davacının satmak için uyuşturucu nakleden şahısları önceden tanıdığı, bu şahıslarla uyuşturucu maddelerin havalimanından geçirilmesiyle ilgili olarak daha önceden görüşerek plan yaptıkları ve davacının bu şahıslara uyuşturucu maddeleri havalimanından geçirilmesi sırasında yardım ettiği anlaşıldığından, uyuşturucu maddelerin yollanmasına aracılık ettiğinin sabit olduğu, bu nedenle eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; davacının aynı fiili nedeniyle "satmak için uyuşturucu madde nakletme" suçundan adli yargı merciinde yargılandığı, bu yargılama sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla 5 yıl ve 200 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği de belirtilmiştir. Dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/22. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının incelenmesinden ise; adli ve idari soruşturma ile adli yargılama kapsamındaki tüm bilgi-belge ve ifadeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının, uyuşturucunun yollanmasına aracılık etme fiilinin sübut bulduğu, uyuşturucunun yollanmasına aracılık etmeleri amacıyla uyuşturucuyu nakleden kişilerle olay öncesi iki kez görüşme yaptığı hususunun tartışmasız olduğu anlaşıldığından uyuşturucu kaçakçılarıyla ilişki kurduğunun sabit olduğu, bu nedenle eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu disiplin cezalarına konu eylemleri gerçekleştirmediği, meslekten çıkarma cezalarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddedilerek, dava konusu işlemin, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/20. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden, eylemin sübut bulduğu gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, dava konusu işlemin, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/22. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden ise tek eyleme iki farklı ceza verilemeyeceği gerekçesiyle kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Polis memuru olarak görev yapan davacının, "uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, yollanmasına, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak" ve "kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiilerini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/20. ve 8/22. maddeleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/20. maddesinde "Uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, yollanmasına, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak" fiili; 8/22. maddesinde ise "Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller olarak düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/20. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının incelenmesi:

Olayda, davacı hakkında "satmak için uyuşturucu madde nakletme" suçundan açılan ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 5 yıl hapis, 200 tam gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve söz konusu 200 gün adli para cezasının ... TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla sanığın üzerine atılı ''uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine hükmedildiği ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararının temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderildiği görülmüştür.

Anılan suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda açıkça tanımlanmış olması nedeniyle, davacının bu suçu işleyip işlemediği ancak ceza mahkemesince verilecek karar sonucunda belirlenebilecektir.

Bu durumda, söz konusu ceza davasının nihai olarak sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun İdare Mahkemesince araştırılması ve ceza yargılaması sonucunda verilecek nihai karar da göz önünde bulundurularak, davacı tarafından, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen İdare Mahkemesi kararının bu işleme yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/22. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının incelenmesi:

Davacının, kaçakçılarla ilişki kurduğundan bahisle cezalandırılmasına ilişkin olayın, ...'dan temin ettikleri uyuşturucu maddeyi havayolu ile İzmir'e nakledecekken ... Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyonda yakalanan ... ve ... isimli kişilerle olay gününden bir hafta önce görüşmesi şeklinde gerçekleştiği, kaçakçılık fiilinin "yurda giriş veya çıkışı gümrüğe tabi bir eşyanın gümrük işlemleri yapılmadan ülkeye sokulması veya ülkeden çıkarılması" olarak tanımlanabileceği, olayda ise üretimi, kullanımı ve satışı yasak olan uyuşturucu maddenin yurt içinde bir yerden başka bir yere nakledilmeye çalışıldığı, davacının bu disiplin cezasına konu kaçakçılık yapmak ya da kaçakçılarla ilişki kurmak fiilinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda suç olarak tanımlanmış olması nedeniyle, ceza yargılaması yapıldıktan sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, ancak kaçakçılık fiilinden dolayı davacı ve adı geçen ilgililer hakkında ceza davası dahi açılmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda; davacıya isnat edilen kaçakçılık yapmak ya da kaçakçılarla ilişki kurmak fiilin gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının bu cezaya ilişkin kısmında da hukuka uygunluk görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında bu işlem yönünden de hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 19/06/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.