Kadastro - Muristen Satın Alınan Gayrimenkul - İyiniyet İlkesi


Yargıtay 16. Hukuk Dairesi
2016/16021
2020/402
2020-02-12





Özet:

  • Davalının kadastrodan sonra, tapu sicilinde malik olarak görünen kişilerden sicile güvenmek suretiyle taşınmazı satın aldığı, davacı tarafından kadastro öncesi sebebe dayalı olarak açılan eldeki davada muvazaa iddiasının ileri sürülmediği gerekçesiyle, davalının TMK’nın 1023. maddesi uyarınca mahkemece taşınmazın maliki olacağı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 
  • Mahkemenin vardığı sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, davacı ve davalının aynı kök murisin mirasçıları olduğu, davacının çekişmeli taşınmazın taksimen kendisine isabet ettiği iddiasında bulunduğu, taşınmazın son kayıt maliki olan davalının ortak muris tarafından yapılan taksim neticesinde çekişmeli taşınmazın davacıya isabet ettiğini bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle davalının iktisabı yönünden TMK’nın 1023. maddesinin yürürlük kabiliyetinin olmayacağı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
 
MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece, davalı ...’un kadastrodan sonra, tapu sicilinde malik olarak görünen kişilerden sicile güvenmek suretiyle taşınmazı satın aldığı, davacı tarafından kadastro öncesi sebebe dayalı olarak açılan eldeki davada muvazaa iddiasının ileri sürülmediği gerekçesiyle, davalının TMK’nın 1023. maddesi uyarınca taşınmazın maliki olacağı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin vardığı sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, davacı ve davalının aynı kök murisin mirasçıları olduğu, davacının çekişmeli taşınmazın taksimen kendisine isabet ettiği iddiasında bulunduğu, taşınmazın son kayıt maliki olan davalının ortak muris tarafından yapılan taksim neticesinde çekişmeli taşınmazın davacıya isabet ettiğini bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle davalının iktisabı yönünden TMK’nın 1023. maddesinin yürürlük kabiliyetinin olmayacağı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 502 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye nispi temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına,

yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)