İdari Dava Daireleri Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi


Danıştay İdari Dava Daireleri
2020/49
2020/13
2020-02-17





Özet:

  • Bölge idare mahkemeleri idari ve vergi dava daireleri numaraları ile aralarındaki iş bölümünün yeniden belirlenmesi amacıyla toplanan Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararı ile, memurların parasal haklarına ilişkin işlerden doğan davalar ile ilgili uyuşmazlıkları çözümleme görevi, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesine verilmiştir.
  • Aykırılığın giderilmesi istemine konu olan davaların Ankara Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesinin görev alanından çıkarılması ve buna bağlı olarak başvuruya konu idari dava daireleri kararları arasındaki aykırılığın devam etmesi olasılığının da ortadan kalkması karşısında, anılan idari dava daireleri arasında halihazırda bir aykırılık bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, bu aşamada, aykırılığın giderilmesi istemi hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 29/06/2018 tarih ve E:2018/68, K:2018/68 sayılı kararıyla;….  ……vekilleri Av….. ……, Hukuk Müşaviri     …. …. ,…. …. Hukuk Müşaviri … …., Hukuk Müşaviri …. ….. tarafından, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesinin 07/03/2018 tarih ve E:2017/1413, K:2018/717; 30/05/2017 tarih ve E:2017/254, K:2017/1007; 30/05/2017 tarih ve E:2017/858, K:2017/1022 sayılı kararları ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesinin 23/05/2017 tarih ve E:2017/606, K:2017/1002 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle, aykırılığın, dava konusu işlemin iptali yolundaki Ankara Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştay'a gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:

2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır.

Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.

Bu kapsamda, yukarıda yer verilen Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.

İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi kararları arasında ortaya çıkmış olup, söz konusu aykırılığın, kamu kurumu hukuk biriminde avukat olarak görev yapmakta iken kurumdaki görevinden ayrılan avukatların, kurum avukatı olarak fiilen görev yaptığı dönemde takip ettiği dosyalar ile ilgili olarak kurumdaki görevinden ayrıldıktan sonraki tarihlerde tahakkuk ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin % 55'lik kısmından katkısı oranında ve limit dahilinde yararlandırılıp yararlandırılamayacağı hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır.

2576 sayılı Kanun'un 05/08/2017 tarih ve 30145 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7035 sayılı Kanun ile değişik "Dairelerin Görevleri" başlıklı 3/D maddesinin 3. fıkrasında, "Gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak bölge idare mahkemesi daireleri arasındaki iş bölümü, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Belirtilen Kanun hükmü uyarınca bölge idare mahkemeleri idari ve vergi dava daireleri numaraları ile aralarındaki iş bölümünün yeniden belirlenmesi amacıyla toplanan Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 16/01/2020 tarih ve 72 sayılı kararı ile, memurların parasal haklarına ilişkin işlerden doğan davalar ile ilgili uyuşmazlıkları çözümleme görevi, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesine verilmiştir.

Yukarıda belirtilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi istemine konu olan davaların Ankara Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesinin görev alanından çıkarılması ve buna bağlı olarak başvuruya konu idari dava daireleri kararları arasındaki aykırılığın devam etmesi olasılığının da ortadan kalkması karşısında, anılan idari dava daireleri arasında halihazırda bir aykırılık bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, bu aşamada, aykırılığın giderilmesi istemi hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamına bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, kesin olarak, 17/02/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu" başlıklı 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek." bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış ve aynı maddenin 5. fıkrasında, "Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir." hükmüne yer verilmiştir.

Anılan kurala göre, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunuyorsa ve usulüne uygun olarak Danıştay Başkanlığına yapılmış bir başvuru varsa uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Olayda, uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan kararlar arasında aykırılık bulunduğu açıktır. Çoğunluk kararında da bu husus kabul edilmekle birlikte, başvuruya konu davaları çözümleme yetkisinin söz konusu kararları veren bölge idare mahkemesi idari dava dairelerinden birinden alındığı ve halihazırda anılan daireler arasında bir aykırılık bulunmadığından söz edilerek, bu aşamada aykırılığın giderilmesi istemi hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığına ve istemin reddine karar verilmiştir.

Yine çoğunluk kararında da belirtildiği üzere, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amaç, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki aykırılıkların giderilmesi suretiyle hukukî istikrarın sağlanmasıdır. Her ne kadar, uyuşmazlık konusu davaları çözümleme görevi anılan idari dava dairelerinden birinin görev alanından çıkmış olsa da, bu durum, aykırılığın giderilmesi isteminin incelenmesine engel olan ve istemin reddini gerektiren bir husus değildir. Aksi halin kabulü, idarece yapılacak iş bölümü değişiklikleri sonucunda uyuşmazlığın giderilmesi istemli başvuruların incelenmesinin önünü kapayacak ve böylece Kanun'da öngörülen amacın gerçekleşmemesine, hukuki istikrarın sağlanamamasına neden olacaktır.

Açıklanan nedenlerle, aykırılığın giderilmesi istemli başvuruda bulunulduktan sonra idarece gerçekleştirilen iş bölümü değişikliklerinin işin esasının incelenmesi için bir engel teşkil etmediği, olayda Kanun'da öngörülen şartların gerçekleştiği ve aykırılığın giderilmesi istemi hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.