Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları


Danıştay 4. Daire
2018/4177
2020/1663
2020-05-21





Özet:

  • Davacı tarafından, yurt dışında mukim firmalardan satın aldığı hazır paket yazılım programları ve teknik hizmet ödemelerinin tevkifata tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla verilen 2017/3 dönemi muhtasar beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurum stopaj vergisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, davacı tarafından yapılan ödemelerin gayri maddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi gerektiği dolayısıyla Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarında düzenlenen vergilendirme hakkına dayanılarak yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
 
İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 22/02/2018 tarih ve E:2018/251, K:2018/454 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı tarafından, yurt dışında mukim firmalardan satın aldığı hazır paket yazılım programları ve teknik hizmet ödemelerinin tevkifata tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla verilen 2017/3 dönemi muhtasar beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurum stopaj vergisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İstanbul 13. Vergi Mahkemesince verilen 27/10/2017 tarih ve E:2017/652, K:2017/2278 sayılı kararda; davacı tarafından yapılan ödemelerin ticari kazanç niteliği taşıdığı dolayısıyla Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları gereğince davacının stopaj yapma yükümlülüğü bulunmadığından dava konusu tahakkukta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, davacı tarafından yapılan ödemelerin gayri maddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi gerektiği dolayısıyla Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarında düzenlenen vergilendirme hakkına dayanılarak yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hazır paket bilgisayar yazılım programları ve teknik destek hizmetlerinin gayri maddi hak niteliğinde olmadığı, söz konusu mal ve hizmetlerin ticari kazanç olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : Uğur KARACA

DÜŞÜNCESİ : İthal edilen bilgisayar programları üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan ve çoğaltılmadan işletmede kullanılması halinde yurt dışında mukim firma tarafından elde edilen gelir ticari kazanç niteliğinde olduğundan yapılan ödeme üzerinden kesinti yapılamaması dolayısıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 22/02/2018 tarih ve E:2018/251, K:2018/454 sayılı kararının ONANMASINA,

3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, 113,30 TL maktu karar harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/05/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak:(www.corpus.com.tr)