Boşanma - Kişisel Eşyanın İadesi Davası - Zamanaşımı


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2016/9368
2018/233
2018-01-17





Özet:

  • Dava, kişisel eşyanın iadesi davasıdır. 
  • Dava konusu eşyaların mevcut olduğu tespit edilmiş ise uyuşmazlık mülkiyet hakkına dayandığından olayda zamanaşımı söz konusu olamaz. 
  • Dava konusu eşyaların var olduğu tespit edilemez ise istem tazminata ilişkin olduğundan Türk Borçlar Kanununun 146.maddesinde belirlenen on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması ve karı koca arasındaki davalarda Türk Borçlar Kanununun 153.maddesinin dikkate alınması gerekir. 
  • Dosya incelendiğinde, tarafların 11.05.1990 tarihinde evlendikleri, 07/02/2007 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları anlaşılmaktadır. 
  • Davacı, .. eşyalarının bedelini talep etmektedir. 
  • Bu tür hukuki ilişkiler çözüme kavuştururken yukarıda anılan maddeler göz önünde tutulmalı ve zamanaşımının başlangıcı boşanma kararının kesinleştiği tarihe göre belirlenmelidir. 
  • Şu halde, boşanma kararının kesinleştiği 07/02/2007 tarihinden eldeki davanın açıldığı 08/12/2015 tarihine kadar TBK’nın 146. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmamıştır. Bu durumda, mahkemece; işin esasına girilerek, tarafların tüm delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
 
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; tarafların ... Mahkemesinin 07/02/2007 tarihinde kesinleşen 2005/149 Esas, 2005/506 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, düğünde 9 adet büyük reşat altın, 1 adet altın çerçevelik, 8 adet 40'ar gramlık 22 ayar ... burgusu ve 2 adet 17 gramlık 14 ayar ... ... eşyası takıldığını, evliliğin devamı sırasında davalının bu ... leri çiftçilik ve ... yapacağı gerekçesiyle davacıdan rızası olmaksızın zor kullanarak dövmek suretiyle aldığını ve bu işler için kullandığını belirterek, ... lerden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10,000 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının ... leri yanında götürdüğünü, tarafların boşanma dosyasında da her konuda anlaştıklarını, çekişme konusu kalmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; taraflar arasında görülen boşanma davasının 01/03/2005 tarihinde açıldığı, iş bu davanın ise 08/12/2015 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, ... eşyalarının bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu 226/1.maddesi gereğince eşler her zaman birbirlerinde kalan kişisel eşyalarının iadesini isteyebilirler. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre kural olarak, düğün sırasında takılan ... eşyaları, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı sayılır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” Yine aynı Kanun'un 153/3. maddesinde ise “Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceği” düzenlenmiştir.

Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik tasarruf özgürlüğüne yönelik saldırılara el atmanın önlenmesi davası ile karşı koyabileceği gibi istihkak davası ile de karşı koyabilir. Eşya davası bu anlamda bir istihkak davası olmakla istem dava konusu eşyaların; aynen iadesi, olmadığı takdirde dava tarihindeki bedelinin verilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Dava konusu eşyaların mevcut olduğu tespit edilmiş ise uyuşmazlık mülkiyet hakkına dayandığından olayda zamanaşımı söz konusu olamaz. Dava konusu eşyaların var olduğu tespit edilemez ise istem tazminata ilişkin olduğundan Türk Borçlar Kanununun 146.maddesinde belirlenen on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması ve karı koca arasındaki davalarda Türk Borçlar Kanununun 153.maddesinin dikkate alınması gerekir.

Dosya incelendiğinde, tarafların 11.05.1990 tarihinde evlendikleri, 07/02/2007 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları anlaşılmaktadır. Davacı, ... eşyalarının bedelini talep etmektedir. Bu tür hukuki ilişkiler çözüme kavuştururken yukarıda anılan maddeler göz önünde tutulmalı ve zamanaşımının başlangıcı boşanma kararının kesinleştiği tarihe göre belirlenmelidir. Şu halde, boşanma kararının kesinleştiği 07/02/2007 tarihinden eldeki davanın açıldığı 08/12/2015 tarihine kadar TBK’nın 146. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmamıştır. Bu durumda, mahkemece; işin esasına girilerek, tarafların tüm delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)