Avans İadesi - Menfi Tespit Davası - 5 Yıllık Zamanaşımı Süresi


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2016/19569
2020/6858
2020-07-01





Özet:

  • Davacı işçi işveren tarafından yapılan ve itiraz edilmeksizin kesinleşen icra takibine konu borç sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. 
  • Menfi tespit davası İİK 72. maddesinde düzenlenmiş olup davanın açılması için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. 
  • Dava genel zamanaşımı süresine tabi olup istek konusu alacak avansın iadesi talebine ilişkin olmakla 5 yıllık zamanşımına tabi olup işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süreden söz edilerek davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
 
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekilinin dava dilekçesine özetle; davacının haksız ve mesnetsiz şekilde iş akdinin fesih ettiği tarihe kadar davalı iş verenlik bünyesinde kesintisiz olarak yurt dışı tır şoförü olarak bil fiil çalıştığını, davalı işveren, davacıdan boş senet aldığını ve boş senetlerini doldurarak davacının aleyhine istanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün 2013/22509 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalı işverenlik tarafından alınan senetler niteliğinde olduğunu, Mahkemece söz konusu bonoların iptali ve haksız şekilde kesilen tutarların iadesi amaçlı menfi tespit davası açılmasının zorunlu olduğunu, iddia ederek davalı tarafından icraya bonoların davacının davalıya herhangi bir nam ve bedel adı altında borçlu olmadığından iptal edilmesi amacı ile borçlu olmadığının tespiti taleplerinin kabul edilmesini, haksız yapılan icra kesintilerinin iadesini yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı işveren üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekilince cevap dilekçesinde özetle; davacıdan alınmış bir yada takibe konulmuş bir senetin olmadığını, davaya konu edilen icra takibinin örnek 7 ilamsız takip olarak açıldığını davacı tarafça itiraza uğramayan takibin kesinleştiğini, davacıdan alınan İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2013/22509 E. Sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğu iddia edilen senetlerin iptali ve davacının borçlu olmadığının tespiti talep edildiğini ancak önemle belirtmek istediklerinin davaya konu edilen icra takibinin ilamsız bir takip olduğunu davacıdan bugüne dek alınmış ya da takibe konulmuş olan herhangi bir senet olmadığını ve bu ilamsız takibe davacının itiraz etmemesi üzerine kesinleştiğini, taraflarınca cebri icra işlemlerinin sürdürüldüğünü, davacının bu davayı açmasında hukuki yararın olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Davacı işçi işveren tarafından yapılan ve itiraz edilmeksizin kesinleşen icra takibine konu borç sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın icra takibinin kesinleşmesinden 1 yıl sonra bir yıl içinde davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Menfi tespit davası İİK 72. maddesinde düzenlenmiş olup davanın açılması için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Dava genel zamanaşımı süresine tabi olup istek konusu alacak avansın iadesi talebine ilişkin olmakla 5 yıllık zamanşımına tabi olup işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süreden söz edilerek davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

kaynak:(www.corpus.com.tr)