Kısa Karar İle Gerekçeli Karar Arasında Çelişki


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
2019/2641
2020/641
2020-06-18





Özet:

  • Davacı Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan mahkemenin tebligatının eline ulaşmadığından, bilgisi olmadan verilen kararın bozulmasını talep ettiğini, 1.000 TL. Bankaya, 3.628,96 TL. İcraya ödediği para nedeniyle istinaf yoluna başvurduğunu, mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. 
  • 6100 sayılı HMK' nın 298/2. maddesinde; "Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz," hükmünün düzenlendiği, İstinaf mahkemesince yapılacak inceleme ancak 6100 sayılı HMK' nın 297 ve 298.maddelerine uygun olarak verilmiş ve yazılmış kararlar üzerinde yapılabilecektir. 
  • İlk derece mahkemesinin istinafa konu kararı HMK' nın 297 ve 298. maddesine uygun olarak verilmiş ve yazılmış bir karar olmadığından istinaf incelemesi yapılması mümkün değildir. 
  • Sonuç itibariyle; istinafa konu Mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf talebi kabul edilerek HMK.nın 353/1-a4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, 6100 Sayılı HMK' nın 297 ve 298. maddelerine uygun karar verilmesini sağlamak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
 
İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/07/2019

DOSYA NUMARASI : 2019/364 Esas - 2019/748

DAVA : Tazminat

KARAR TARİHİ : 18/06/2020

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı banka müşteri hizmetlerinin kendisini arayıp rahat paket sözleşmesi imzalaması durumunda çek karnesinin, değerli kağıt parasını, havale, Eft vs parasının alınmayacağının kendisine söylendiğini, kendisinin de bu beyan karşılığında bu paketi kabul etiğini, bankaya gittiğinde çek karnesinin verilebilmesi için 20.000,00TL karşılığında verileceğini söylediklerini bu paketin iptal edilemeyeceğini söylediklerini kendisinin de 15 gün cayma süresi olduğunu beyan ettiğini sadece müşteri hizmetlerinin telefonda kendisine söylenen paketi kabul ettiğini söylediğini,kendisinden tahsil edilen tutarın iadesi ile yargılama giderlerinin vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalının tüketici sıfatına haiz olmadığından huzurdaki davaya bakmaya görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri değil, Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dosyanın esasına girilmeksizin görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davalının, “tüketici” sıfatını haiz olmadığını,davalı ile müvekkili banka arasında imzalanmış “Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi”, sözleşme detayları ve davacının kullanmış olduğu CardFinans Kobi Visa kredi kartı ekstreleri incelendiğinde de davalının tüketici sıfatına haiz bulunmadığının görüleceğini,dolayısıyla, davacı “tüketici” sıfatına haiz olmayıp, Müvekkili Bankanın kobi müşterisi olup, huzurda bulunan dava, mahkememizin görev alanına girmediğini, görev itirazında bulunduklarını,bu sebeple Görev İtirazları doğrultusunda; davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. Mahkemece 24/05/2019 tarihli tensip tutanağı ile dava dilekçesini ve değerini açıklamak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, bu hususun davacıya 30/05/2019 tarihinde tebligat ile tebliğ edildiği, ancak 1 haftalık süre içerisinde davacının herhangi bir beyanda bulunmadığı belirtilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/07/2019 tarih ve 2019/364 Esas - 2019/748 Karar sayılı kararında; "Davacıya dava dilekçesinin ve dava değerinin açıklamak, talebini somutlaştırıp HMK' nın 119. maddesine uygun şekilde dilekçe sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye uymamanın sonuçlarının ihtar edildiği, ancak verilen süre içerisinde davacının dava dilekçesini somutlaştırmadığı gibi dava değerini de açıklamadığı anlaşıldığından davacının davasının HMK 119. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiş olmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ..."gerekçesi ile, ''1-Davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde davalının adres ve kimlik bilgilerini bildirmemiş olduğundan HMK 119. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı asil tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı asil istinaf dilekçesinde özetle; Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan mahkemenin tebligatının eline ulaşmadığından, bilgisi olmadan verilen kararın bozulmasını talep ettiğini, 1.000 TL. Bankaya, 3.628,96 TL. İcraya ödediği para nedeniyle istinaf yoluna başvurduğunu, mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK' nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. İlk derece mahkeme kararının gerekçesinde;'' davacıya dava dilekçesinin ve dava değerinin açıklamak, talebini somutlaştırıp HMK'nın 119. Maddesine uygun şekilde dilekçe sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye uymamanın sonuçlarının ihtar edildiği ancak verilen süre içerisinde davacının dava dilekçesini somutlaştırmadığı gibi dava değerini de açıklamadığı anlaşıldığından HMK 119. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği,'' belirtildiği halde hükümde, davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde davalının adres ve kimlik bilgilerini bildirmemiş olduğundan HMK 119. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına şeklinde hüküm kurularak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuş olup bu durum usul ve yasaya aykırıdır. 6100 sayılı HMK' nın 298/2. maddesinde; "Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz," hükmünün düzenlendiği, İstinaf mahkemesince yapılacak inceleme ancak 6100 sayılı HMK' nın 297 ve 298.maddelerine uygun olarak verilmiş ve yazılmış kararlar üzerinde yapılabilecektir. İlk derece mahkemesinin istinafa konu kararı HMK' nın 297 ve 298. maddesine uygun olarak verilmiş ve yazılmış bir karar olmadığından istinaf incelemesi yapılması mümkün değildir. Sonuç itibariyle; istinafa konu Mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf talebi kabul edilerek HMK.nın 353/1-a4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, 6100 Sayılı HMK' nın 297 ve 298. maddelerine uygun karar verilmesini sağlamak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 23/07/2019 tarih ve 2019/364 Esas - 2019/748 Karar sayılı ilamının HMK' nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 44,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf kanun yoluna başvurma harcı 121,30 TL ile dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi' ne gidiş - dönüş masrafı 42,40 TL olmak üzere toplam: 163,7 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/06/2020 tarihinde HMK' nın 353/1-a4 maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

kaynak:(www.corpus.com.tr)