İzin Ücretinin Hesaplanması


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2016/19797
2020/6845
2020-07-01





Özet:

  • Davacı dava dilekçesi ile yıllık ücretli izin talebinde bulunmuştur. Mahkemece bakiye izin alacağı hesaplanmıştır. 
  • Davalı vekilinin sunduğu feshin gerçekleştiği 2014 yılı Ağustos ayı imzasız ücret bordrosunda izin ücretinin banka kanalıyla ödendiği görülmüştür. Bu hususun davacıya sorulup değerlendirmeye tabi tutularak izin ücretinin hesaplanması gerekirken Mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde karar karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
 
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde takım lideri olarak görev yaptığını, iş sözleşmesinin haksız olarak fesih edildiğini,kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve manevi tazminat alacağının bulunduğunu iddia ederek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, izinlerin kullandırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının takım lideri olarak çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin yasal süresi geçtikten sonra haklı neden olmadan fesh edildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının sözleşmesinin fesh edilmesi nedeniyle kişilik haklarının ne şekilde ihlal edildiğini ispat edemediğinden dolayı manevi tazminat talebinin reddine, davacının izin süresinin çalışma süresine göre 110 gün olduğu, dosya içerisinde yer alan yıllık izin çizelgesi ve imzalı izin formlarından davacının çalıştığı süre boyunca 99 gün yıllık izin kullandığı anlaşıldığından davacının kullanmış olduğu yıllık izin süreleri mahsup edilmek suretiyle hükme esas almaya yeterli bulunan bilirkişi tarafından bu yönde yapılan hesaplamalara itibar edilerek hüküm kurulmuş bilirkişi tarafından her ne kadar davacının kullandığı izin süresinin 86 gün olduğu belirtilerek hesaplama yapılmış ise de, dosya arasındaki izin belgelerinden davacının ayrıca 2007-2008 döneminde kullanmış olduğu 13 günlük yıllık izin süresinin daha bulunduğu anlaşıldığından mahkeme tarafından re'sen nazara alınarak yeniden hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı dava dilekçesi ile yıllık ücreli izin talebinde bulunmuştur. Mahkemece bakiye izin alacağı hesaplanmıştır.

Davalı vekilinin sunduğu feshin gerçekleştiği 2014 yılı Ağustos ayı imzasız ücret bordrosunda izin ücretinin banka kanalıyla ödendiği görülmüştür.

Bu hususun davacıya sorulup değerlendirmeye tabi tutularak izin ücretinin hesaplanması gerekirken Mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde karar karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)