Yeni İş Sözleşmesi ile Ücret Düşüklüğüne Muvafakat Verilmesi Geçerli Midir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No : 2021/5177
Karar No : 2021/9966
Karar Tarihi : 2021-06-07





Özet:

Somut uyuşmazlıkta, davacının ücretinin 2010 yılı Ocak ayında davalı işverenin yönetim kurulu tarafından alınan karar ile tek taraflı olarak düşürüldüğü, davacı işçinin bu işleme bu esnada yazılı muvafakatinin bulunmadığı, ancak davacı işçinin 01.04.2013 tarihinde imzaladığı kapsam dışı personele ilişkin belirsiz süreli iş sözleşmesi ile ücret düşüklüğüne yazılı muvafakat verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle, davacının fark kıdem tazminatı talebinin reddi ile fark ücret alacağının ücretin düşürülmesine muvafakat ettiği 01.04.2013 tarihine kadar hesaplanarak hüküm altına alınması gerekmektedir.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının 2005 yılında davalı işverene ait işyerinde çalışmaya başladığını, davacının ücretinin 2010 Şubat ayından itibaren eksik ödendiğini, bu durumun emeklilik tarihi olan 31/07/2013 tarihine kadar devam ettiğini, ücretin eksik ödenmesi sebebiyle kıdem tazminatı alacağının da eksik ödendiğini ileri sürerek fark ücret alacağı ile bakiye kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.11.2015 tarihli kararın davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda özetle “dosya kapsamında davacının imzasını taşıyan üzerinde el yazısı ile 2.050,00 TL ücret ifadesi bulunan 01/04/2013 tarihli kapsam dışı personele ilişkin belirsiz süreli iş sözleşmesi bulunmakta olup, anılan sözleşmenin davacının çalışması devam ederken düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda, sözleşmede belirtilen ücret miktarının davacı yönünden bağlayıcı olup olmadığının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece gerek sözleşmedeki imza gerekse sözleşmede belirtilen ücret miktarı ile ilgili olarak davacının beyanı alınmadan ve bu yönde olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsizdir.” gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek devam edilen yargılama sonunda doplanan deliller uyarınca yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz Başvurusu:

Karar, yasal süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davalı işverenin, davacı işçinin ücretini düşürmesi işlemine işçinin onay verip vermediği ve bu hususun hukuki sonuçları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Somut uyuşmazlıkta, davacının ücretinin 2010 yılı Ocak ayında davalı işverenin yönetim kurulu tarafından alınan karar ile tek taraflı olarak düşürüldüğü, davacı işçinin bu işleme bu esnada yazılı muvafakatinin bulunmadığı, ancak davacı işçinin 01.04.2013 tarihinde imzaladığı kapsam dışı personele ilişkin belirsiz süreli iş sözleşmesi ile ücret düşüklüğüne yazılı muvafakat verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle, davacının fark kıdem tazminatı talebinin reddi ile fark ücret alacağının ücretin düşürülmesine muvafakat ettiği 01.04.2013 tarihine kadar hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir iken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.06.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.