Yabancı Mahkeme İlamının Tanınabilmesi İçin Davalının Usulüne Uygun Tebligatla Davadan Haberdar Edildiği ve Savunma Hakkının Kısıtlanmadığı Belgeyle Kanıtlanmalıdır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No : 2025/3237
Karar No : 2025/8662
Karar Tarihi : 2025-10-14





Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından yabancı mahkeme kararında yapılan yargılamada savunma hakkının kısıtlandığı, davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava, yabancı mahkeme ilamının tanınması istemine ilişkindir. Tanıma 5718 Sayılı Kanun'un ( Milletlerarası Özel Hukuku Hakkında Kanun ) 58. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre Yabancı Mahkeme ilamının kesin delil veya hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartları taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54. maddenin birinci fıkrasının ( a ) bendi uygulanmaz. Tenfiz şartlarını düzenleyen MÖHUK'nın 54/1-ç maddesinde ise;

" ( 1 ) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir.

( ç )O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması." düzenlenmiştir. Bu düzenleme, yabancı mahkeme ilamının tanınması istemlerinde de geçerlidir.

Somut uyuşmazlıkta; davalı vekilince, yabancı mahkemece, müvekkilinin usulüne uygun şekilde davadan haberdar edilmediği ve müvekkilinin Türkiye'de ikamet ettiği sırada karar verildiği savunulduğu halde, Bölge Adliye Mahkemesince; ibraz edilen yabancı mahkeme kararı ile tercümesinde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, özellikle yargılamanın usulü ve tebligatın hakimin hukukuna tabi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; yabancı mahkeme kararı içeriğinden davalıya kararın tebliğinin ilanen yapılması yönünde ifadelerin yer aldığı ancak davalının o yer kanunlarına göre davaya usulüne uygun çağrılıp çağrılmadığı anlaşılamadığı görülmüştür.

Öncelikle davacı vekiline, davalının yabancı mahkemede davadan haberdar edildiğine, mahkemeye usulüne uygun çağrılıp çağrılmadığına, yani davet edilip edilmediğine dair belgeleri veya tebligat bilgilerini sunmak üzere mehil verilmesine, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, gerektiğinde masrafları davacı taraftan karşılanmak üzere mahkemece, davalının mahkemeye usulüne uygun çağrılıp çağrılmadığına ilişkin belgelerin Uluslararası Adli Yardımlaşma usul kuralları gereği tanınması istenen kararı veren yabancı mahkemeden istenerek eksikliğin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.