Uyuşturucu Kullanımını Özendiren Sahneler - RTÜK ün Ceza Kararının İptali İstemi
Danıştay 13. Daire
Esas No : 2020/372
Karar No : 2020/787
Karar Tarihi : 2020-03-09





Dava konusu istem : Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan yayıncı kuruluş tarafından 07/08/2018 tarihinde yapılan "..." adlı yayınla 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan, "Alkol, tütün ürünleri ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı madde kullanımı ile kumar oynamayı özendirici nitelikte olamaz" ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle, 6112 sayılı Kanunun 32. maddesinin 1. fıkrası hükmü uyarınca 17.065,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (Kurul) 29/08/2018 tarih ve 2018/34-12 sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu idari para cezasının nedeni olan yayının Kurul tarafından uyuşturucu kullanımını özendirici yayın olarak değerlendirildiği, Kurul'un söz konusu değerlendirmesinde "kadının banyoda yara bandı kutusu içerisinde saklanmış uyuşturucuyu çıkarttığını, daha sonra uyuşturucuyu sigara gibi sardığını, hemen takip eden sahnede sardığı uyuşturucuyu yatak odasında sohbet ettiği eşiyle birlikte içtiğini, eşlerin diyalogları esnasında uyuşturucu kullanımlarının da açıkça gösterildiğini, uyuşturucu kullanımının doğal bir eylem olduğu izleniminin verildiğini, kadının normalde eşiyle konuşmaya çekinebileceği konuları uyuşturucu sayesinde rahatlıkla dile getirebildiği algısının oluşturulduğunu ve bu sayede uyuşturucu kullanımının özendirildiğini" belirttiği, söz konusu sahnenin yayınlandığı filmin ...'in en son ve kült eserlerinden olduğu, eserin konusunun uyuşturucu kullanımı ile ilgisi olmadığı, 00.30 saatinden sonra yayınlanan filmde bahsedilen sahnede uyuşturucu vurgusu yapılmadığı, belirtilen saat diliminin çocukların yayına ulaşmasına imkan vermeyecek bir vakit olduğu, ilgili sahnenin hedef kitlesi üzerinde uyuşturucu kullanımını özendirme ihtimali olmadığı, evli bir kadının bazı konularda eşiyle konuşmaya çekineceği ve bu konuları yalnızca uyuşturucunun etkisiyle konuşabileceği yönünde bir algının toplumdaki kadın-erkek eşitliği ve ifade özgürlüğü ilkelerine ters düştüğü, yayını izleyen bir kadının eşiyle konuşamadığı konuları konuşabilmek için uyuşturucuya başvurabileceği düşüncesinin toplumsal gerçeklerle örtüşmediği, buna göre dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşturucu kullanımını konu alan sahnede kadının banyoda yara bandı kutusu içinde saklanmış uyuşturucuyu çıkarttığı, daha sonra uyuşturucuyu sigara gibi sardığı, hemen ardındaki sahnede yatak odasında sardığı uyuşturucuyu eşiyle birlikte içtiği, eşlerin diyalogları sırasında uyuşturucu kullanımlarına ilişkin görüntülerin de ekrana getirildiği, yapılan işin haz ve cesaret verici olduğu şeklinde betimlemeler içeren bu görüntülerin uyuşturucu kullanımını özendirici nitelikte olduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu yayının şifreli kanalda yayınlandığı, çocuk kilidiyle çocukların kanal içeriklerinin görülmesinin engellenebileceği, filmin gece 00:00’dan sonra ve +18 uyarı işaretiyle yayınlandığı, uyuşturucuyu özendirici nitelikte olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, şifreli veya şifresiz olduğuna bakılmaksızın hiçbir kanal yayınının uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımını özendirici olamayacağı, filmdeki uyuşmazlık konusu sahnenin uyuşturucu kullanımını özendirici nitelikte olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,

5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,

6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.