Üniversite Genel Sekreterinin Görevden Alınmasına İlişkin İşlemin İptali İstemi
Danıştay 2. Daire
Esas No : 2020/572
Karar No : 2020/2052
Karar Tarihi : 2020-07-02





Dava Konusu İstem : Dava; ... Üniversitesi Genel Sekreteri olarak görev yapan davacının, genel sekreterlik görevinden alınmasına ilişkin 12/07/2017 günlü, 29/454 sayılı ... Üniversitesi Yönetim Kurulu Kararı ile Eğitim Bilimleri Enstitü Sekreterliğine asaleten atanmasına dair 13/07/2017 günlü, E.... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; Genel Sekreter kadrosunun üst düzey kadro olduğu, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları, ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idarelere tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabul edilmesinin, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, hakkında kamu davası bulunan ve yapılan idari soruşturmada getirilen mali görev verilmemesi teklifi ve Genel Sekreterlik makamının üst düzey harcama yetkilisi makamı olması ile birlikte; görevde yükselme sınavına tabi olmaksızın yöneticilik görevine başlayan davacının genel sekreterlik görevinden alınması ve Enstitü Sekreterliğine atanması yönündeki dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; nitekim Danıştay Beşinci Dairesinin 08/06/2017 günlü, E:2016/26122, K:2017/16354 sayılı kararının da bu yönde olduğu gibi aynı kurumda davacı ile birlikte adli soruşturma/kovuşturma geçiren daire başkanı hakkında ...... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusu kesin olarak reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; istinaf ret kararının kesin değil temyizi kabil bir karar olduğu; göreve atama ve görevden alma hususunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kazanılmış haklara dokunulamayacağı;

Dava konusu ile benzer bir davada ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı istinaf kabul kaldırma kararının Danıştay tarafından bozulduğu,

Kendisi hakkında sonuçlanmış bir ceza davasının bulunmadığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile kovuşturmanın devam ettiği, anılan dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında suçsuz olduğu ve olayla ilgili hiçbir bağı olmadığının tespit edildiği; aynı dosyada Cumhuriyet Savcısının mahkumiyetine yeter delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde mütalaa verdiği, Savcılık mütalaası doğrultusunda beraat edeceğinin açık olduğu, masumiyet karinesinin bulunduğu,

Kendisi hakkında yapılması gereken soruşturmanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmesine rağmen sonuçlandırılmadığı, idari soruşturmada getirilen teklifin Mahkeme kararında gerekçe yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği,

Eski kadrosundan en az 4. alt kademede bulunan Enstitü Sekreterliğine atanmasının Yasa'nın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği,

Davalı idarenin kötüniyetli olarak, dayanaksız ve soyut bir takım gerekçelerle kendisini görevden aldığı,

Bunun yanında dava konusu işlemin, 657 sayılı Kanun'un 143/1-b maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu çerçevede beraat ettiği durumda eski görevine iade edilme durumunun bertaraf edilmesi için davalı idare tarafından genel sekreterlik kadrosuna başka birinin asaleten atamasının yapıldığı,

Görevden alma ile maddi ve manevi açıdan hak kayıplarının olduğu; genel sekreter olarak 6.200,00.-TL. maaş almasına rağmen 4 alt kademe görevi olan Enstitü Sekreterliği maaşının 4.204,00.-TL. olduğu,

YÖK tarafından dosyaya sunulan yazıda kendisi hakkında herhangi bir adli ve idari soruşturmanın bulunmadığının belirtildiği,

Mahkeme kararının karşı oyunda belirtilen gerekçeyle ceza mahkemesi karar sonucunun beklenmesi gerektiği halde karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : : Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olarak verilmesi nedeniyle temyiz edilemeyeceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu,

Şube Müdürlüğü ve daire başkanlıklarının da üstünde Rektöre en yakın kişi konumunda yer alan genel sekreterin belirtilen durumlar nedeniyle görevden uzaklaştırılmasının hukuka uygun olduğu,

Davacının, 14 ay görevini yürütmediği, kamu adına bu süre zarfında hizmetinden yararlanılamadığı, alınan kararın kurumun itibarını korumaya yönelik olduğu,

2547 sayılı Kanun'un 13/a maddesine göre her ne sebeple olursa olsun altı fazla görev başında olmayan Rektörün görevinin sona erdiğinin hüküm altına alındığı, Rektör gibi bu doğrultuda genel sekreterin de idari teşkilatın en üst makamı (üst yönetici) olduğu bu anlamda 6 aydan daha uzun bir süre olan 14 aydan bu yana davacının hizmetinden yararlanılamadığı, bu anlamda kamu hizmetinin istikrarının ve devamlılığının sağlanması amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği; ayrıca davacınını cezalandırılması yoluna gidilmediği ve 13/07/2017 gürlü, 91714 sayılı kararname ile Eğitim Bilimleri Enstitü Sekreterliğine atandığı,

Dava konusu işlemin takdir yetkisi kapsamında kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edilmesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının gerekçe değiştirerek onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Davacının, 30/12/1999 tarihinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ... Müşaviri olarak açıktan atama ile atandığı, 2001-2008 tarihleri arasında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığında memur olarak görev yaptığı, 15/09/2008 tarihinde kurumlararası naklen atama ile ... Üniversitesine bilgisayar işletmeni olarak atandığı ve 18/09/2009 tarihinde Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirildiği, 12/08/2009 tarihinde İlahiyat Fakültesi Sekreteri atandığı ve Özel Kalem Müdürü olarak görevine devam ettiği, 01/03/2011 tarihinde Eğitim Fakültesi Fakülte Sekreteri olarak atandığı ve Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirildiği, davacının daha sonra, 04/04/2014 tarihinde, Rektörlük Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığında Daire Başkanı olarak atamasının yapılması ile birlikte Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirmesinin devam ettiği, dört buçuk ay sonra, 21/08/2014 tarihinde asli görevi uhdesinde kalmak kaydıyla görev yeri ve unvan değişikliği yapılarak Genel Sekreter Yardımcılığı görevine atamasının yapılması ile birlikte Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirilmesinin devam ettiği, dört ay sonra, 29/12/2014 tarihinde Genel Sekreter kadrosuna atamasının yapıldığı; ... Cumhuriyet Savcılığının 2016/72934 sayılı soruşturma dosyası kapsamında ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... günlü, ... sayılı kararı ile hakkında tutuklama kararı verildiği, 09/09/2016 tarihine kadar tutuklu kaldığı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, davacı hakkında 17/06/2016 tarihinde disiplin soruşturması başlatıldığı, Soruşturma Komisyonunun vermiş olduğu 22/09/2016 tarihli yazıda mevzuatın Genel Sekreterlik makamına verdiği görev ve yetkiler nazariyle göreve başlatılmasının kamu hizmetinin devamı açısından sakınca doğuracağı hususu belirtilerek görevden uzaklaştırılmasının teklif edilmesi üzerine 22/09/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılmasına karar verildiği, 19/12/2016, 21/02/2017, 21/04/2017, 20/06/2017 tarihli kararlar ile görevden uzaklaştırma süresinin ikişer aylık süreler ile uzatıldığı, görevden uzaklaştırma kararı devam ederken 12/07/2017 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'un 52/a maddesi kapsamında Genel Sekreterlik görevinden alındığı ve 13/07/2017 tarihinde Eğitim Bilimleri Enstitüsü Enstitü Sekreteri olarak atanması üzerine; anılan işlemlerin iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı; davacının uzaklaştırma işleminin kaldırılması istemiyle yaptığı 16/03/2018 tarihli başvurusu doğrultusunda, soruşturma komisyonu tarafından 26/03/2018 tarihli görüşte görevden uzaklaştırmanın sonu erdirilmesi ve davacının "mali ve idari konularda karar alma"sını gerektirmeyen bir pozisyona atanmasının teklif edildiği; anılan görüş doğrultusunda aynı tarihli işlemle ve Rektör kararı ile görevden uzaklaştırmanın sona erdirildiği; devamında davacının 02/04/2018 tarihli dilekçesi doğrultusunda "bir yıl boyunca Öğrenci İşleri Daire Başkanlığında Görevlendirilmesine" yine Rektörce karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bunun yanında, davacı ile birlikte 42 kişi hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinde E:... sayılı dosya ile ceza davası açıldığı, anılan dosyada davacı hakkında sevk maddelerin örgüt üyeliği ve zimmet suçuna ilişkin olduğu; 10/02/2020 tarihli duruşmada verilen Cumhuriyet Savcılığı mütalaasında davacının beraatinin istendiği; 22/06/2020 tarihli duruşmada K:… sayısıyla davacı yönünden beraat kararı verildiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT :

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Atamalar" başlıklı 52. maddesinin (a) bendinde; "Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı, üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır" hükmü yer almaktadır.

07/10/1983 günlü, 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Genel Sekreterlik" başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında; "1. Genel Sekreterlik, bir Genel Sekreter ile en çok iki Genel Sekreter Yardımcısından ve bağlı birimlerden oluşur." hükmüne; 2. fıkrasında ise; "Genel Sekreter, üniversite idari teşkilatının başıdır ve bu teşkilatın çalışmasından Rektöre karşı sorumludur...." hükmüne yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden, kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile memurların sınıfları da değiştirilmek suretiyle naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, her ne kadar ... Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E..., K:… sayılı dosyasında Beraatine karar verilmiş ise de; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının davalı idare bünyesinde Bilgisayar işletmeni olarak görev yapmakta iken herhangi bir görevde yükselme sınavına tabi olmaksızın takdir yetkisi kapsamında, önce fakülte sekreteri olarak atandığı; akabinde, aynı yıl içerisinde (2014) Daire Başkanı, Genel Sekreter Yardımcılığı ve Genel Sekreterlik kadrosuna atandığı; ancak genel sekreterlik kadrosuna atandığı tarihe kadar fiilen anılan görevleri ifa etmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, ceza yargılaması sonucunda davacının beraatine karar verilmiş ise de; isnat edilen fiillerin içeriği, davacının geçmiş hizmetleri ve takdir yetkisi kapsamında genel sekreter olarak atanması, anılan görevin önem ve mahiyeti dikkate alındığında, dava konusu işlemin, yukarıda sözü edilen mevzuat hükmü uyarınca hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,

2. ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,

4. Yürütmenin durdurulması istemi görüşülmediğinden kullanılmayan ...-TL harcın davacıya iadesine,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/07/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.