Özet:
-
Gece vakti alkollü şekilde zigzag çizerek ilerleyen sanığın bir motosiklet sürücüsünün ölümüne neden olduğu olayda, mahkemenin uyguladığı bilinçli taksir artırım oranı hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Yargıtay, kaza anındaki alkol oranının 1.00 promilin altında olması ve hızın yasal sınırın iki katını aşmaması nedeniyle bu unsurların bilinçli taksir sayılmayacağını, ancak "zigzag çizmenin" tek başına bilinçli taksir oluşturacağını saptamıştır.
-
Bilinçli taksiri oluşturan yalnızca tek bir ihlal (zigzag) bulunmasına rağmen, cezada en üst sınır olan 1/2 oranında artırım yapılması "fazla ceza tayini" gerekçesiyle bozma nedeni yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafiileri, katılan ... vekili ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, taksirle öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında TCK'nın 85/1, 22/3, 63, 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına, iftira suçundan TCK'nın 267/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin iftira suçuna yönelik istinaf başvurularının sıfat yokluğu nedeniyle reddine, sanık müdafiinin iftira suçuna yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile iftira suçundan kurulan İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine, sanık müdafiinin ve katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin taksirle öldürme suçuna yönelik istinaf isteminin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin iftira suçuna yönelik temyiz isteminin reddine, sanık müdafiinin, katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin taksirle öldürme suçuna yönelik temyiz istemleri bakımından ise sanık hakkında bilinçli taksir artırımının üst hadden uygulanmasının hatalı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin ve katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; iftira suçunun oluştuğuna, sanığın eylemi olası kastla işlediğine, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine, sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, ceza miktarına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kusur oranına, hatalı bilirkişi raporunun esas alındığına ve sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, gece vakti, meskun mahal dışı, üç şeritli, bölünmüş, asfalt caddede, sanığın alkollü olarak sevk ve idaresindeki otomobil ile zigzag çizerek seyri sırasında, otomobilinin sağ ön köşe kısmı ile aynı istikamette ilerleyen motosiklete çarpması sonucu motosiklet sürücüsünün hayatını kaybettiği olayda, kazadan yaklaşık 25 dk sonra yapılan alkolmetre ölçümünde 0,81 promil alkollü olması, zigzag çizerek ilerlemesi ve hızlı olması nedeniyle bilinçli taksirle hareket ettiği ve asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1.maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Sanık ... hakkında taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden sanık müdafi ve Katılan ... Vekili ile Katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun İlk Derece Mahkemesi kararının A-1 bendinde yer alan "zarar ve tehlikenin" ibaresinin "zararın" olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine, Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Sanık müdafiinin iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden istinaf başvuruları üzerine iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A) Katılan ... Vekili ve Katılan ... Vekilinin İftira Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
Yargılama konusu iftira suçu yönünden katılanların zarar gören sıfatının bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B) Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; kaza saatinin 01.35 olduğu ve kaza sonrası saat 01.59'da yapılan alkol ölçümünde sanığın 0,81 promil alkollü olduğu, buna göre kaza anında yaklaşık olarak 0,87 promil alkollü olduğu, Dairemizin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurularak kaza esnasında 1,00 promil altında bir miktarda alkollü olan sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanamayacağı, ayrıca hız sınırı 80 km olan olay yerindeki fren izine göre sanığın kaza anındaki hızının yaklaşık 95 - 100 km civarında olduğu ve bilinçli taksir kapsamında kalması için hızın en az hız sınırının iki katını aşması gerektiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, alkol ve hız bakımından bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı, ancak sanığın boş yolda lüzum olmamasına rağmen zigzag çizerek ilerleyen sanığın bu eyleminin bilinçli taksir olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, bilinçli taksir hükümleri kapsamında artırım yapılırken, bilinçli taksir oluşturan tek ihlalin bulunduğu gözetilmeksizin temel cezada en üst sınır olan 1/2 oranında artırım yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.
