Trafik Kazası Sonucunda Yaralanma Nedeniyle Tazminat İsteminde Bilirkişi Raporu
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
Esas No : 2016/9182
Karar No : 2019/3567
Karar Tarihi : 2019-03-26





Davacı vekili; davacının idaresindeki motorsikletle seyir halinde iken plaka ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın karıştığı kaza sonucunda malul kaldığını, davalıdan 15.230,00 TL tazminat aldığını,ancakuğradığı zararın daha yüksek olduğunu belirterek şimdilik 100,00 TL'nin müracaat tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazası sonucunda yaralanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

a-Davacının kaza sonucu çalışma gücünde oluşan azalma nedeniyle uğradığı zararın hesabına ilişkin bulunan ve hükme esas alınan 03.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda % 2 teknik faiz oranı dikkate alınarak peşin irat formülü kullanılmıştır. Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, işleyecek (bilinmeyen) dönem tazminatının hesabında, hesaba esas gelirin belirlenmesi bakımından gelirin her yıl %10 oranında artırılması ve %10 oranında iskonto edilmesi suretiyle (Prograsif rant) peşin değeri belirlenerek hesaplama yapılması gerekirken, anılan biçimdeki hesap tekiğine ve %2 teknik faiz oranına göre hesap yapılmış olan bilirkişi raporu, hükme esas alınmaya elverişli değildir.

b- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; hesaplanan miktardan, davalı tarafından dava tarihinden sonra (29.04.2014 tarihinde) davacıya yapılan 20.766,00 TL'lik ödemenin güncellenmek suretiyle düşülerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı tarafından zararın kısmen karşılanması halinde, yapılan ödeme(ler)in tazminat hesabı sırasında mahsup edilmesi gerekliliği açık olmakla birlikte, ödemenin dava sırasında olması halinde, bulunan tazminat miktarından dava tarihinden sonra yapılan ödeme güncelleştirilmeksizin tenzil edilmelidir.

Bu durumda mahkemece; yukarıda açıklanan ilkelere uygun şekilde konusunda uzman başka bir bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2(a-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.