Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İsteminde Müteveffanın Gelirinin Belirlenmesinin Önemli Olduğu
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
Esas No : 2016/11973
Karar No : 2019/5188
Karar Tarihi : 2019-04-29





Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, birkısım davacıların oğulları olan yaya ....ile davacı ...'e çarpması sonucu ölümlü ve yaralamalı kaza meydana geldiğini, oğullarını kaybeden davacıların destekten yoksun kaldığını ve manevi zarara uğradıklarını, davacı ...'in kazada yaralanması nedeniyle manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla 40.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 5.182,75 TL, ... için 5.272,18 TL, ... için 4.120,85 TL ve ... için 3.543,62 TL maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden 28.01.2004 tarihinden ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline; davacılar ...için 6.000,00'er TL, ... için 5.000,00'er TL, .... için 3.000,00 TL ve... için 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacılar .... ve ...'un oğlu olan ve kazada ölen ...'in geliri, SGK hizmet döküm cetveli ve işyerinden gelen bordro örneğinde asgari ücret seviyesinde olduğundan, davacılar için maddi tazminat hesabında bu gelirin esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih ile davacılar yakınlarının da kazada 3/8 oranında kusurlu olduğu dikkate alındığında, manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56. (BK'nun 47.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre; davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenlerin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

TBK'nun 53. (BK'nun 45/2.) maddesi gereği, destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Davacı taraf, destek ....'in muhasebe müdürü olarak çalıştığını ve aylık gelirinin 1.000,00 TL. olduğunu iddia etmiş; buna ilişkin olarak dinletilen tanıklar tarafından da bu yönde beyanda bulunulmuş; hükme esas alınan 11.05.2015 tarihli aktüerya raporunda, destek ....'e ait diploma ya da sertifika sunulmadığı ve sadece tanık anlatımlarına göre gelirin belirlenemeyeceği gerekçesiyle, destek ...'in asgari ücret seviyesinde geliri olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.

Oysa; dosya kapsamında bulunan destek ...'in SGK hizmet dökümü belgesinde, desteğin en son çalışmasının karşılığı yatırılan primin, 2003 yılı için geçerli olan brüt asgari ücretin (306,00 TL.) üzerinde olduğu; yine, desteğin çalıştığı işyeri olan Ö. Tur. Tic. A.Ş. tarafından gönderilen, kazadan önceki aya ilişkin bordroda, prime esas kazancın 458,00 TL. olarak yer aldığı ve bu bedelin de anılan tarihteki brüt asgari ücretin üzerinde olduğu görülmektedir. Bu itibarla; asgari ücretin üzerinde belgeli geliri bulunan destek ...'in anne babası olan davacılar yönünden tazminat hesabında, bu gelir yerine asgari ücretin esas alındığı rapor hükme esas almaya elverişli değildir.

3-Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu (ya da ileride sağlaması muhtemel olan) yardımın miktarı doğru biçimde belirlenmelidir. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin, baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir.

Davacıların destekleri olan ... ve ...., kaza tarihinde 29 yaşında olup bekar ve çocuksuz olarak ölmüştür. Mahkemenin hükme esas aldığı 11.05.2015 tarihli aktüer raporunda bilirkişi tarafından, desteklerin belli süre sonra evlenecekleri, belli süreler sonunda 2 çocuklarının olacağı isabetli biçimde kabul edilip, davacılar için kademeli destek payı belirlenmiş ise de, desteklerin çocuklarının olmasından sonraki dönemlerde, davacı anne babalarına ayıracakları paylar hatalı (düşük) belirlenmiştir.

Destek konumunda olan çocuğun gelir elde etmesi ile birlikte, evleninceye kadar gelirinin yarısını kendisine ayıracağı ve yarısını da ana ve babası ile paylaşacağının varsayılması hayatın olağan akışına uygun düşecektir. Desteğin evlenmesi ile birlikte pay esasına göre 2 pay desteğe ayrılacak, 2 pay eşine, birer pay ana ve babaya verilecektir. Desteğin çocuklarının olacağı süreler için de desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocuklara birer pay ayrılacak ve ana ve babaya da birer pay verilecektir. Bu durumda ana ve babanın payları 1/8 olacaktır.

Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle davacılar ...'ın talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması; davacılar ....'ın oğlu olan destek ...'in belgeli gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu da dikkate alınmak suretiyle bu davacılar için tazminat hesabının yapılması konularında, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre (davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

4-Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olduğundan, herbir davacı için hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tüm davacılar için hükmedilen maddi ve manevi tazminat toplamları üzerinden tek vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır.

SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 29/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.