Trafik Kazası - Destekten Yoksun Kalma Tazminatı - Manevi Tazminat
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
Esas No : 2016/13089
Karar No : 2019/5674
Karar Tarihi : 2019-05-07





Davacılar vekili; 17/07/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilleri Hülya ve ...'ın çocukları ve müvekkili ...'ın kız kardeşi ola ... 'ın öldüğünü, araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, davalı ...'in kazaya sebebiyet veren otobüsün maliki ve işleteni olarak kusursuz sorumluluğunun olduğunu, davalı ... şirketi E. Sigortanın ise kazaya sebebiyet veren otobüsün Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı E. Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden maddi tazminat ve manevi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine, diğer davalı ... açısından davanın kabulü ile davacı baba ... için 14.990,00 TL, davacı anne ... için 16.942,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı E. Sigorta A.Ş'den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı E. Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece kusur yönünden yapılan araştırma inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.

Davaya konu kaza ile ilgili ceza dosyasında ATK'nun düzenlediği kusur raporunda; muris Arzu'nun kusurlu, sanık sürücü ... 'in kusursuz olduğu tespit edildiğinden sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

Eldeki dosyada ise yerel Mahkemece; polis bilirkişi ve ATK'ndan aldırılan raporlarda yaya müteveffa Arzu'nun %100 kusurlu, sürücü ... 'in ise kusursuz olduğu ifade edilmiş, davacılar vekilinin itirazları üzerine aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda ise; davalı taraf sürücüsü ... 'in %25 (yüzde yirmibeş) müteveffa yaya ... 'ın davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %75 (yüzde yetmişbeş) oranında müessir olduğu, Prof.Dr. ... , Prof.Dr. ..., Doç.Dr. ... ,... Müh. ..., Müh. ... 'nun oyları, Müh. ... 'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildiği kanaati bildirilmiş, Mahkemece söz konusu ATK raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, rapor kaza ile ilgili olarak düzenlenen önceki raporlarla çelişki halindedir ve muhalefet şerhli olarak düzenlenmiş olup, kazanın oluşunun belirlenebilmesi açısından denetime ve hüküm tesisine elverişli değildir.

O halde mahkemece, İTÜ'den oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi heyetinden, kazanın oluşumunda kusur durumunun ne olduğu konusunda, ayrıntılı, gerekçeli, (yukarıda ayrıntıları açıklanan) önceki tüm kusur raporlarının da irdelendiği ve çelişkilerin giderildiği şekilde, denetime açık bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

2- Kabule göre de; Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır.

Davacıların desteği olan Arzu 6 yaşında vefat etmiştir. Hükme esas alınan aktüer raporunda davacı anne ve babaya, 18-26 yaş aralığında %25'er pay, sonraki 17 yıl için %12.5'er pay son 2 yıl için ise anne yönünden %25 pay ayrılacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.

Hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'ar pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra, yaşam tablosuna göre anne ve babadan hangisi destekten çıkacaksa, kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği Dairemizin yerleşik uygulaması gereğidir.

Hükme esas alınan aktüer raporu anlatılan Daire uygulamasına uygun olmadığından, mahkemece, Yargıtay uygulamaları da gözetilmek suretiyle, bilirkişiden işaret edilen hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması da isabetli görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı E. Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Ege Sigorta A.Ş'ye geri verilmesine 07/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.