Tanınmış Markaya Tecavüz - Metro İstasyonu - Metro Logosu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No : 2018/5072
Karar No : 2019/6194
Karar Tarihi : 2019-10-07





Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/07/2018 tarih ve 2018/26-2018/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından İstanbul'da kent içi raylı sistemlerin işletmeciliğini yapmak üzere kurulan müvekkili adına tescilli "M ŞEKİL" ve "METRO" ibareli markaların bulunduğunu, hizmet verilen yolcu sayısının yüksekliği gözetildiğinde markaların alışılmışın çok üzerinde bir tanınırlığa sahip olduğunu, işareti gören herkesin aklına müvekkilinin ve metronun geldiğini, davalının müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer işaretleri metro istasyonunun yanında bulunan ticari işletmesinde kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, Belediyeye ait bir çok işletme de bulunduğundan bu şekilde kullanım nedeniyle davalının işletmesinin Belediye, hatta müvekkili tarafından işletildiğinin sanılacağını ileri sürerek markaya tecavüzün durdurulmasını, 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca şimdilik 1.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 15.07.2015 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 62.182 TL'ye çıkararak bu tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiştir.

Davalı, tabelalarını sadece bir hafta kullandığını, gerçekten bir marka ihlali varsa muhatabının Metro Grossmarketleri olduğunu, zaten anılan firmanın ihtarı ile tabelayı kaldırdığını savunmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK 12. maddesinin, "Dürüstçe ve ticari veya sanayi konuları ile ilgili olarak kullanımları koşulu ile 3.kişilerin, ad ve adresine, mal veya hizmetlerle ilgili cins , kalite, miktar, kullanım amacı, değer , coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmalarının marka sahibi tarafından engellenemez." hükmünü haiz olduğu, davalının iş yeri ismi olarak "Elif Mini Market" ibaresini kullandığı, davacı şirketin akbil dolum ve bilet satış hizmetlerini BELBİM isimli bir firmaya ihale yoluyla verdiği, davacının da BELBİM firması ile arasındaki sözleşmeye dayalı olarak kendisine ait iş yerinde, fatura ödeme, akbil dolum, İstanbul kart ve otobüs bileti satışı hizmeti verdiği, aynı zamanda gıda ve benzeri ürünlerin satışını da yaptığı, davalının fotoğraflardaki “M+ Şekil” markasının kullanım şeklinin, metro istasyonunun yanında bulunan iş yerinde metro bileti, akbil ve İstanbul kart satışı yapıldığını belirttiği, davalı yanca iş yeri ismi olarak “Elif Mini Market” ismini kullanması ve bu ismin tabela da yazılı olması karşısında, davalı kullanımının yapılan hizmetin müşterilere duyurulması amacını aşmadığı ve kullanım şeklinin 556 sayılı KHK 12. maddedeki dürüst kullanım kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, markaya tecavüzün men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak, davalının davacıya ait, 2006/59307 sayılı, “M+Şekil” ibareli markaya ilişkin kullanımlarının mülga 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi anlamında dürüst ticaret niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 12. maddesi uyarınca, markaya konu işaretlerin ticari ve sınai alanlarda dürüstçe kullanılması hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilmiştir. Ancak söz konusu kullanımın dürüst kullanım sayılması için, mal veya hizmetlerin cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak gibi tanımlayıcı bir unsur olarak kullanılması gerekir. Daire uygulamalarında belirli markalı ürünler için servis hizmeti verilmesi halinde, hizmetin veriliş amacını aşmamak ve haddinden fazla büyük kullanmamak şartıyla o markanın işyeri tabela veya camekanında kullanımı hukuka uygun dürüst kullanım olarak kabul edilmektedir.

Oysa somut olayda, davalının, metro istasyonunun hemen girişinde bulunan iş yerinde davacıya ait "M+logo şekli" unsurlu markayı hiçbir gereklilik olmadığı halde oldukça büyük bir tabelada ve “Metro Market” ibaresiyle birlikte kullandığı, söz konusu tabelada, markada yer alan şekil unsurunun yanında herhangi bir tanımlayıcı ibareye yer verilmediği, esasen davalının bu kullanımı nedeniyle, sanki davalıya ait işletmenin davacı şirkete bağlı bir işletme imiş gibi imaj ve intiba uyandırdığı, bu haliyle davacıya ait tanınmış markanın kullanılmasının markaya tecavüz niteliğinde olduğu kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.