Şoför - Fazla Çalışma Süresinin Hesaplanması
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No : 2016/19835
Karar No : 2020/6785
Karar Tarihi : 2020-07-01





Özet:

  • Somut uyuşmazlıkta; davalı işverenlikte şoför olarak çalışan davacının fazla çalışma süresi tanık deliline dayalı olarak haftalık 6 saat olarak kabul edilmiştir. 
  • Dosya içeriğine göre, davacının personel taşıma işi yaptığı, davalı işyerinde normal mesainin 09.00-18.00 arası olmakla birlikte muhabir ve kameramanları habere taşıdığı için mesai saatleri haricinde gece 24.00 a kadar nöbete kaldığı günler olduğu ve davacı ile birlikte en az üç şoförün de uyuşmazlık konusu dönemde aynı sistemde çalıştığı anlaşılmaktadır. 
  • Taraf tanık beyanları ile Dairemizin emsal 2016/18289 E. sayılı dosyası, davacının pozisyonu, işyerinin ve işin niteliği ile yoğunluğuna göre haftalık 18 saat fazla çalışmasının bulunduğunun kabulü dosya içeriğine göre yerinde olacaktır. Açıklanan nedenlerle, davacının aylık ücret miktarı ile fazla çalışma süresinin hatalı olarak saptanması bozmayı gerektirmiştir.
 
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 20/09/1997 tarihi ile 30/03/2006 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, müvekkilinin son maaşının net 1.500 TL olduğunu, müvekkilinin iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin hiçbir hakkının kendisine ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının müvekkili nezdinde sürekli ve bağımlılık arz eden bir çalışması olmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin İş Kanununa tabi olmadığı için bir işçi işveren ilişkisi olmadığını, bu nedenle İş Kanununda düzenlenen işçilik alacaklarından davacının yararlanamayacağını, kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının bulunmadığını, maaş usulüyle çalışmadığını, davacının şartları oluşmadığından kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ve yıllık ücretli izin alacağı talebinde bulunamayacağını, ayrıca görev ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının davalıya ait iş yerinde 20/09/1997-30/03/2006 tarihleri arasında 8 yıl 6 ay 10 gün çalıştığı, davalı tarafından iş akdinin tazminat gerektirmeksizin feshedildiği hususunun ispatlanamadığından davacının haklı neden olmadan iş akdini davalı tarafından feshedildiği, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı taraflar temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı ihtilaf konusudur.

Davacı aylık son net ücretinin 1.500,00 TL. net olduğu iddia etmiş, davalı da ücret miktarına yönelik beyanlarını kabul etmediklerini beyan etmiştir.

Mahkemece, davacının aylık ücretinin asgari ücretin 1,5 katı olarak belirleyen bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmuştur.

Davacı iddiası, tanık beyanı ve emsal ücret araştırması ile Dairemizin temyiz denetiminden geçen 2016/18289 E. sayılı emsal dosyası dikkate alındığında, davacının ücretinin asgari ücretin 2 katı olarak belirlenmesi isabetlidir.

3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta; davalı işverenlikte şoför olarak çalışan davacının fazla çalışma süresi tanık deliline dayalı olarak haftalık 6 saat olarak kabul edilmiştir.

Dosya içeriğine göre, davacının personel taşıma işi yaptığı, davalı işyerinde normal mesainin 09.00-18.00 arası olmakla birlikte muhabir ve kameramanları habere taşıdığı için mesai saatleri haricinde gece 24.00 a kadar nöbete kaldığı günler olduğu ve davacı ile birlikte en az üç şoförün de uyuşmazlık konusu dönemde aynı sistemde çalıştığı anlaşılmaktadır. Taraf tanık beyanları ile Dairemizin emsal 2016/18289 E. sayılı dosyası, davacının pozisyonu, işyerinin ve işin niteliği ile yoğunluğuna göre haftalık 18 saat fazla çalışmasının bulunduğunun kabulü dosya içeriğine göre yerinde olacaktır.

Açıklanan nedenlerle, davacının aylık ücret miktarı ile fazla çalışma süresinin hatalı olarak saptanması bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)