Rücuen Tazminat - Belediye - İski - Görev
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
Esas No : 2016/12665
Karar No : 2019/7051
Karar Tarihi : 2019-05-30





Özet:

  • Davaya konu olayda, davalı İski'nin pis su şebekesinin yapım, bakım ve onarımından sorumlu olduğu halde tıkanıklığı zamanında gidermemesi, davalı belediye Başkanlığının ise yol yapımı sırasında hatalı iş yapması nedeniyle pis su şebekesinin taşmasına sebebiyet verdiğinden husumet yöneltilmiştir.
  • Tacir olan davalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile davacı arasında kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözetilerek mahkemece diğer davalı belediye hakkındaki dava tefrik edildikten sonra, bu davalı yönünden idari yargının görev alanına giren uyuşmazlıkta yargı yolu caiz olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi, diğer davalı İSKİ yönünden işin esasına girilmesi gerekmektedir.

-K A R A R-

Davacı vekili; davalı ... tarafından yapılan yol çalışmaları sırasında sigortalı konutun bulunduğu sokağın yağmur suyu giderlerine zarar verildiğini, yoğun yağan yağmur neticesinde pis su şebekesinin dolarak geri tepen pis suların bodrum katta bulunan sigortalı konuta zarar verdiğini, sigortalıya 7.640,50 TL ödendiğini açıklayıp ödenenin rücuan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın yargı yolu ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ... yönünden; davalı belediyenin kamu tüzel kişisi olup görmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmeti sırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayı sorumluluğun özel hukuk hükümlerine tabi olmamasına, Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usul Kanunu 2. madde hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikamesi gerekmesine (11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı) göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazası nedeniyle ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir.

Davaya konu olayda, davalı İski'nin pis su şebekesinin yapım, bakım ve onarımından sorumlu olduğu halde tıkanıklığı zamanında gidermemesi, davalı ... Başkanlığının ise yol yapımı sırasında hatalı iş yapması nedeniyle pis su şebekesinin taşmasına sebebiyet verdiğinden husumet yöneltilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 16. maddesinde; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşların da tacir sayıldıkları belirtilmiştir.

Davalı İSKİ'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun’da, bu kurumun Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklandığına göre, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da, 2560 sayılı Kanuna tabi olan İSKİ'nin gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle 6762 sayılı TTK.’nin l8/l. maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (TTK.’nun 3. maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini, YHGK.nun 2l.09.l983 gün ve Esas l980/ll -272l Karar, l983/823 ve YHGK.nun 29.ll.l995 gün Esas l995/ll-647 Karar l995/l043, 03.10.2007 gün ve ... Esas-2007/694 Karar sayılı kararlarında benimsenmiştir.

Ayrıca, İSKİ'nin abonelerinden kullanma suyu ve atık sular için talep ettiği bedel konusunda çıkan uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu benimsenmişken (Yargıtay HGK. 16.l0.1996 gün Esas 1996/13-346, Karar 1996/699 sayılı kararı), aynı kurumun şahıslara karşı haksız eyleminden dolayı idari yargının görevli olduğunu söylemek, 2560 sayılı Yasanın uygulanmasında çelişki yaratacağından benimsenmesi de mümkün değildir.

Bu durumda, tacir olan davalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile davacı arasında kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözetilerek mahkemece davalı ... hakkındaki dava tefrik edildikten sonra, bu davalı yönünden idari yargının görev alanına giren uyuşmazlıkta yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi, diğer davalı İSKİ yönünden işin esasına girilerek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.