Re’sen Terk Sonrası da Şirketlere E-Tebligat Yapılabilir Mi?
Danıştay 9. Daire
Esas No : 2024/4
Karar No : 2025/2534
Karar Tarihi : 2025-05-26
Özet:
Tüzel kişilerin elektronik tebligat adresi ancak ticaret sicilinden silinme (terkin) halinde kapatılabilir; vergi mükellefiyetinin re'sen sona ermesi e-tebligatı engellemez.
Elektronik ortamda yapılan tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda hukuken yapılmış sayılır.
Vergi borcu yapılandırılan şirketler için ödeme koşulları ve vadeler değiştiğinden, asıl borçluya usulüne uygun yeni bir ödeme emri tebliğ edilmeden kanuni temsilciye gidilemez.
Mükellefiyet kaydı re'sen silinmiş olsa dahi, ticaret sicilinde kaydı devam eden tüzel kişilere yapılan e-tebligatlar usulüne uygun ve geçerlidir.
Temyiz mercii, e-tebligatın geçerliliği konusunda mükellefiyet durumuna değil, ticaret sicili kayıtlarına dayalı bir hukuki denetim yapmıştır.
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Metal Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ödeme emrinin 1,2,5,6,9,77 ve 78. sırasında yer alan vergi borçlarına ilişkin kısım yönünden, asıl borçlu şirket tarafından 7020 sayılı Kanun uyarınca yapılan yapılandırma nedeniyle borcun tutarı, vadesi, dönemi ve ödenmemesi halinde sorumlu tutulacak kişi değiştiğinden, şirket adına tekrar ödeme emri tanzim ve tebliği sonrasında tahsil olanaksızlığının ortaya konulması şartıyla yapılandırma tarihi esas alınarak temsilci ya da ortak adına takibe geçilmesi gerekirken, şirket adına tekrar ödeme emri düzenlenmeden davacı adına düzenlenen ödeme emrinin anılan kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı, ödeme emrinin 27,31,32,51. sırasında yer alan vergi borçlarına ilişkin kısım yönünden, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 23/12/2017 tarihinde elektronik ortamda şirkete tebliğ edildiği ancak, 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde, elektronik ortamda tebliğ yapılacaklar arasında kurumlar vergisi mükellefiyeti olanların sayıldığı, 30/11/2017 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydı re'sen terkin edilmesi nedeniyle kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan ve elektronik ortamda tebliğ yapılması zorunluluğu ortadan kalkan asıl borçlu şirkete söz konusu tarihten sonra, elektronik tebligat yöntemi dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na uygun diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle tebliğ yapılmadığından ödeme emrinin anılan kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı, ödeme emrinin kalan kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, ödeme emrinin 1,2,5,6,9,27,31,32,51,77 ve 78. isırasında yer alan amme alacaklarına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma dilekçelerinde yer alan açıklamalar ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının ödeme emrinin 27,31,32 ve 51. sırasında yer alan vergi borçlarına ilişkin kısmının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ... Metal Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.
Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, ödeme emrinin 1,2,5,6,9,77 ve 78. sırasında yer alan vergi borçlarına ilişkin kısmına yönelik fıkrası usul ve hukuka uygun olup ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, ödeme emrinin 27,31,32 ve 51. sırasında yer alan vergi borçlarına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden;
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi hali (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de tüzel kişilere elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda. dava konusu ödeme emrinin 27,31,32 ve 51. sırasında yer alan vergi borçlarını içeren asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin mükellefiyet kaydı re'sen terkin edildikten sonra elektronik ortamda şirkete tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve söz konusu tebliğlerin usulüne uygun olduğu görüldüğünden, ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek iddialar kapsamında değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ödeme emrinin 27,31,32 ve 51. sırasında yer alan vergi borçlarına ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA, kalan kısmı yönünden ONANMASINA,
Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 26/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.