Orman Kadastrosu Sınırları İçerisinde Bırakılan Taşınmazın Tapu İptal ve Tescil Davası Orman Yönetimi Tarafından Askı İlan Süresi İçerisinde Açılsa Dahi Asliye Hukuk Mahkemesi Görevlidir
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi
Esas No : 2002/5876
Karar No : 2002/7403
Karar Tarihi : 2002-09-30





Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davacının taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı Orman Yönetimi, 16.10.1998 tarihli dava dilekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada P.... Köyü Sazak Mevkiindeki 17 numaralı parselin davalılar adına tapuda kayıtlı olduğunu, orman kadastrosu sırasında 6831 sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yer olması nedeniyle orman sınırı içine alındığından tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece bu davanın 16.10.1998 tarihinde ve altı aylık süre içinde orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına dair işlemlerin iptali isteğiyle açıldığı gerekçesiyle dava görev yönünden red edilerek kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesince, davacı Yönetimin bu davayı açmadan taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, orman sınırı içinde ve orman sayılan yer olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir.

Yörede ilk kez yapılan orman kadastrosu ve birlikte yapılan 2/B madde uygulaması 17.9.1998 tarihinde ilan edilmiş ve itirazsız taşınmazlar yönünden 17.3.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Yine çekişmeli parsel, Mart 1950 tarih 107 numaralı tapuya dayalı olarak davalılar adına tespit edilmiş ve 14.1.1981-13.2.1981 tarihleri arasında ilan edilip kesinleşmiştir.

Devlet ormanlarının mülkiyeti Hazineye, kullanma hakkı Orman Yönetimine ait olduğundan, Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini ve yine daha önce kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken, yanlış aplikasyon sonucu orman sınırı dışında bırakılan ormanlar hakkında hak sahibi sıfatıyla aplikasyonun düzeltilmesini dava etmede hukuki yararı vardır. 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi hükmüne göre orman sınırı dışında bırakılan taşınmaz yönünden sadece Orman Bakanlığı 6 aylık itiraz süresi içinde kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz ederek taşınmazın orman sınırı içine alınmasını dava edebilir. Orman Yönetimi yanlış aplikasyonun düzeltilmesini altı aylık ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde bu sürenin sonunda genel mahkemede dava edebilirse de, kesinleşen orman sınır içinde kalan taşınmazlara ait tapunun iptalini, ancak genel mahkemede isteyebilir.

Davaya konu taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması 17.9.1998 tarihinde ilan edilmiş, Orman Yönetimince 6 aylık itiraz süresi içinde açılan dava ile orman kadastro çalışmaları sırasında dava konusu parselin orman olarak tespit edilmesi nedeniyle tapusunun iptali ile Hazine adına tescili istenmiştir. Görüldüğü gibi dava 6 aylık itiraz süresi içinde açılmışsa da orman kadastrosuna itiraz değil, çalışma sırasında orman kadastro sınırları içinde bırakılan parselin tapusunun iptali ile ilgilidir. Gerçekten 131 numaralı orman kadastro komisyonu 27.11.1997 tarihli 6 numaralı tutanakta, dava konusu parselin kısmen devlet ormanı alanında bırakıldığını, bu nedenle dava açılarak ifraz edilmesi gerektiğini açıklamış, işte temyize konu dava bu nedenle asliye hukuk mahkemesinde açılmıştır. Asliye hukuk mahkemesi hiçbir keşif ve uygulama yapmadan davanın 6 aylık itiraz süresi içinde açılması nedeniyle görevsizlik kararı vermiş, kadastro mahkemesi de davanın orman kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğunu düşünerek 6831 sayılı Yasanın 11/1 maddesi hükmüne göre, orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırı dışında bırakılan taşınmazlar yönünden ancak Orman Bakanlığının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, Orman Genel Müdürlüğünün dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, yine keşif ve inceleme yapmadan davayı red etmiştir.

Orman kadastro tutanaklarından, dava konusu parselin kısmen orman sınırları içinde bırakıldığı, işte bu nedenle, dava dilekçesinde parselin tapu kaydının iptalinin istendiği anlaşılmaktadır. Orman sınırı içinde bırakılan taşınmazlar hakkında ancak hak sahibi olan tapu malikleri tarafından orman kadastrosuna itiraz davası açılabilir. Dava askı ilan süresi içinde açılmış olsa bile çalışma sırasında orman kadastro sınırı içinde bırakılmış olan taşınmazlar hakkında Orman Yönetiminin orman kadastro davası açmasının mantığı olamaz. Çünkü, çalışma sırasında orman sınırı içinde bırakılan bir taşınmazın bu işlem yok sayılarak yeniden sınır içine alınması isteği ile açılan davada Orman yönetiminin hukuki yaran bulunmamaktadır.

Bu nedenle, orman kadastrosu sınırları içinde bırakılan taşınmazın tapu kaydının iptali isteğiyle genel mahkemede açılan dava, askı ilan süresi içinde açılmış olsa bile orman kadastrosuna itiraz davası olarak nitelendirilemez. Ancak o yer hakkında hak sahiplerinin kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davası açmış olmaları halinde asliye hukuk mahkemesinin o davanın sonucunu bekleyerek davayı karara bağlaması ya da tapulu taşınmaz yönünden asliye hukuk mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davası açmışlarsa asliye hukuk mahkemesinin o dava ile temyize konu tapu iptali davasını birleştirerek her iki dava hakkında birlikte inceleme yapıp sonucuna göre bir karar vermesi gerekir.

O halde, davanın orman kadastrosuna itiraz değil, tapu iptal ve tescil davası olduğu gözönünde bulundurularak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizliğe karar verilmesi gerekirken, orman kadastrosuna itiraz davası olduğu düşünülerek Orman Yönetiminin aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Sonuç:

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 30.9.2002 günü oybirliği ile karar verildi.