Öğrenci Yurdu Ücreti - Fesih - Taraf Ehliyeti - Paranın İadesi Şekli
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No : 2020/7167
Karar No : 2020/4365
Karar Tarihi : 2020-09-17





Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeti kararının iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Davacı Üniversite vekili, davalı tarafın başvurusu üzerine Van il Tüketici Hakem Heyeti'nin 05.03.2018 tarihli ve 010920180000031 sayılı kararı ile 5.300,00 TL yurt ücretinin iadesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; itirazen incelenerek iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, 26.09.2017 tarihinde kızı ...'ı davacı A. Üniversitesine ait yurda yıllık 5.000,00 TL yurt ücreti ile 300 TL depozito ücreti ödeyerek kayıt ettirdiğini, kayıt işleminden iki gün sonra 28/09/2017 tarihinde KYK yurdu çıktığını ve bu yurdun devlet yurdu olması, yeme- içme fiyatlarının daha uygun olması nedeniyle aynı gün KYK yurduna kaydını yaptırarak kızını oraya yerleştirdiğini, yine aynı gün A. Üniversitesi Yurt Müdürlüğüne dilekçe ile başvurarak ödediği toplam 5.300,00 TL'nin iadesini talep ettiğini, ancak paranın iade edilmemesi üzerine Tüketici Hakem Heyetine müracaat ettiğini, davacının davasının dayanaksız olduğunu savunarak; davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin kanunda düzenlenmemiş sözleşmelerden olduğu, TBK'nın 325. maddesinin kıyasen uygulanması gerektiğini, dava konusu yurt odasının başka bir öğrenciye tahsisinin yapılmadığı, hakkaniyet gereğince yurtta verilen hizmete göre takdiren %10 oranında (500 TL) indirim uygulanarak, davalının sorumlu olduğu tutarın 4.500,00 TL olduğu sonucuna varılmak suretiyle, anılan hakem heyeti kararının kısmen iptali ile 4.500,00 TL'lik kısmı yönünden kaldırılmasına, 800,00 TL yönünden itirazın reddine karar verilmiş; 6502 sayılı Kanunun 70/5 maddesi uyarınca kesin olan hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.

Davacı A. Üniversitesi ile taahhütname imzalayanın davalının kızı ... olduğu ve ...'ın dosyada mevcut kimlik kart bilgilerine göre de imza tarihinde reşit olduğu gözetildiğinde, davalının kızı adına tüketici hakem heyetine başvuramayacağı hususu gözetilmeden, davalının sözleşmede taraf olduğu belirtilerek davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kabule göre de, mahkemece 06/05/2017 tarihinde yürürlüğe giren Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin (22/01/2018 tarihindeki değişiklikten önceki somut olayın meydana geldiği tarih itibarıyla mevcut düzenleme) 20/4 maddesinde; "Öğretim yılı başlamasına bir aydan az zaman kala kurumdan ayrılanlara hizmet sunum taahhütnamesinde belirlenen ücretin %10'u dışındaki kısmı, daha önce ayrılanlara ise tamamı, öğretim yılı başladıktan sonra ayrılanlara hizmet sunum taahhütnamesinde belirlenen ücretin %10'u ile barınma hizmeti aldığı aylara ait içinde bulunulan ayın ücreti de dahil edilerek hesaplanan miktarın dışındaki kısmı ile alınan depozito iade edilir ve hizmet sunum taahhütnamesi karşılıklı feshedilir" şeklinde yurt ücretlerinin ödenmesi ve öğrencinin erken ayrılması hâlinde yurt ücretinin iadesi koşullarını düzenleyen 20. maddesindeki düzenleme dikkate alınmadan, Türk Borçlar Kanunu'nun 325/1 maddesince davalının sözleşme bedelinden sorumlu olduğu belirtilmek suretiyle, iki gün kalma bedeli olarak davalının sorumluluğunun 4.500 TL olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne yönelik yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırı aykırı olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir.

SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile, Van 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 12.03.2019 tarih 2018/374 E., 2019/232 K. sayılı kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 17/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.