Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Değer artış payı alacağı; eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması durumunda, tasfiye sırasında bu malda meydana gelebilecek değer artışı için katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkıdır ( TMK madde 227 ). Denkleştirme ( TMK madde 230 ) hariç, tasfiyeye konu mal varlığında katkı tarihine göre değer kaybı söz konusu ise, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır ( TMK madde 227/1 ). Böyle bir malın daha önceden elden çıkarılmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler ( TMK madde 227/2 ). Değer artış payı alacağı talep edebilmek için, parasal ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunulmalıdır.
3. Artık değere katılma alacağı ise; eklenecek değerlerden ( TMK madde 229 ) ve denkleştirmeden ( TMK madde 230 ) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının ( TMK madde 219 ) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin ( TMK madde 231 ) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır ( TMK madde 236/1 ). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
4. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir ( TMK madde 222 ).
5. Somut olayda, eşler 05.06.2010 tarihinde evlenmiş, 26.11.2013 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 09.09.2019 kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir ( TMK madde 225/ son ). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir ( 4722 Sayılı Kanun madde 10, TMK madde 202 ). Tasfiyeye konu 8 53... parsel 9 numaralı bağımsız bölüm eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 18.04.2012 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır ( TMK madde 179 ).
6. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, tasfiye konusu taşınmaz satın alındıktan sonra taşınmaza evlilik birliği içinde iyileştirmelerin ( tadilat ) yapıldığı, taşınmaza yapılan iyileştirmelerin mevcut delil itibariyle taraflarının kişisel malları ile karşılandığının taraflarca ispatlanamadığı; Mahkemece taşınmazın tadilatsız edinme ve güncel değeri ile taşınmaza yapılan iyileştirmeler nedeniyle değerindeki artış gözetilmeden davacı lehine değer artış payı ve katılma alacağı hesaplandığı anlaşılmaktadır.
7. O halde, Mahkemece, öncelikle, davacının taşınmazın edinilmesinde kullanılan kişisel mal oranı ve evlilik birliği içinde ödenen kredi oranı taşınmazın tadilatsız edinme değerine göre belirlendikten sonra taşınmazın tadilatsız güncel değeri dikkate alınarak değer artış payı ve artık değere katılma alacağı belirlenmeli, sonra taşınmaza yapılan iyileştirilmelerin tarafların edinilmiş malı ile karşılandığı gözetilerek iyileştirmeler nedeniyle taşınmazın değerindeki artış oranı yönünden de değer artış payı alacağı belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
