Limited Şirkete Yapılacak Tebligatın Usulü
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas No : 2016/1260
Karar No : 2021/81
Karar Tarihi : 2021-02-16





"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki "işçilik alacağı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir 6. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin 26.06.2013 tarihli ve 2012/471 E., 2013/317 K. sayılı kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 13.04.2015 tarihli ve 2015/3168 E., 2015/6892 K. sayılı kararı ile bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
2. Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü:
3. Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
4. Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine yukarıda esas ve karar numarası belirtilen karar ile bozulmuştur. Bozma üzerine mahkemece ilk kararda direnilmiş, direnme kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
5. Dosya içeriğine göre, davalı Hak-Aş Yemek Temizlik Taşıma İnşaat Tekstil Gıda ve Tic. Ltd. Şti. adına “Konak Kadın Doğum Hastanesi Konak/İzmir” adresine “dava dilekçesi (26.11.2012), ıslah dilekçesi (25.12.2012) ve tensip zaptı (26.11.2012)” açıklaması ile çıkarılan tebligat davalı şirket yetkilisi olduğu belirtilen Emine Tunca imzasına tebliğ edilmiştir.
6. Mahkemece 07.02.2013 tarihli tensip tutanağı davalı şirketin yukarıda belirtilen adresine tebliğe çıkarılmış ise de, davalının adresten taşındığı gerekçesiyle tebligatın iade edildiği ve yargılama aşamasında diğer tebligatlar ile direnme kararı ve temyiz dilekçesinin de 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre “Konak Kadın Doğum Hastanesi Konak/İzmir” adresine yapıldığı, dosya içeriğinden bu adresin davalı şirketin alt işveren olarak hizmet verdiği belirtilen adres olduğu, dosyada bulunan bir kısım belgede ise davalı şirket adresinin “Özsan San. Sit. 1-Blok No:13 Yeşilyurt-Malatya” olarak belirtildiği, mahkemece davalı şirketin ticaret sicili kayıtlarındaki adresinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
7. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (Tebligat Kanunu) 10. maddesi;
“Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.”
hükmünü içermektedir.
8. Bununla birlikte Tebligat Kanunu’nun “Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat” başlıklı 12. maddesinde, “Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.” hükmüne; “Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat” başlıklı 13. maddesinde ise, “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
9. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Tüzel kişilere ve ticari işletmelere tebligat” başlıklı 20. maddesi;
(1) Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır.
(2) Bakanlıkların ve bunların teşkilatının, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile il özel idarelerinin, belediyelerin, köylerin ve özel kanunlarına dayanılarak kurulmuş bulunan teşekküllerle, şirketlerin, derneklerin ve vakıfların yetkili temsilcileri, bağlı bulundukları kanunlara ve statülerine göre tayin edilir.
(3) Gerçek ve tüzel kişilere ait ticari işletmelerin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ticari işletmenin o işlemde yetkili ticari temsilcisine yapılan tebliğ geçerlidir.”
şeklinde; “Tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligat” başlıklı 21. maddesi ise:
“(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
(2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.
(3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
10. Diğer taraftan, Tebligat Kanunu’nun “Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti” başlıklı 35. maddesinde;
“Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
(Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
(Değişik: 19/3/2003-4829/11 md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
“(Ek:6/6/1985-3220/12 md.; Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışı adresini değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.”
hükümleri yer almaktadır.
11. Belirtmek gerekir ki, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrası tüzel kişi muhatap ile ilgili olup, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişinin yeni adresini kayıtlı olduğu sicile bildirmemesi hâlinde sicilde yazılı olan adresine aynı Kanunun 35. maddesinin 2 ve 3. fıkralarına göre tebligat yapılabileceği belirtilmiştir.
12. 6099 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde yapılan değişikliğin gerekçesinde; “…maddenin dördüncü fıkrası tüzel kişiler bakımından özel ve açık bir düzenleme getirmektedir. Tüzel kişilerin adreslerinin, bir sicil veya resmî kayıtta belirli olması sebebiyle meçhul olması düşünülemez. Bu çerçevede daha önce kendilerine tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir…” açıklamasına yer verilmiştir.
13. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Değiştirilen adresin bildirilmesi zorunluluğu ve yapılacak işlemler” başlıklı 57. maddesi ise;
“(1) Muhataba veya adresinde bu Yönetmeliğin gösterdiği usullere göre onun yerine tebellüğ edebilecek birine tebligat yapılmasından veya 31 inci madde gereğince işlem yapılmasından sonra muhatap bu adresini değiştirirse, yeni adresini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmek zorundadır. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler, bildirilen yeni adrese yapılır.
(2) Adresini değiştiren kişi yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, adres araştırması yapılmasına gerek kalmaksızın ek-1’de yer alan (6) numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
(3) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
(4) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından ana statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.
(5) Daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışı adresini değiştirir ve bunu tebliği çıkaran mercie bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca 43 üncü maddeye göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.”
hükümlerini içermektedir.
14. Bu itibarla, Tebligat Kanunu’nun 10, 12, 13 ve 35. maddeleri ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20, 21 ve 57. maddesi hükümleri dikkate alındığında, mahkemece davalı Hak-Aş Yemek Temizlik Taşıma İnşaat Tekstil Gıda ve Tic. Ltd. Şti.’nin tescilli adresi ticaret sicili müdürlüğünden istenilmeli, bildirilecek adresin daha önce tebligat yapılan adresten farklı olması durumunda direnme kararı ve davacıya ait temyiz dilekçesi Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davalı şirketin tescilli adresine tebliğ edilmeli, yasal süresi içinde temyiz dilekçesi sunulması hâlinde bu dilekçe de davacı tarafa tebliğ edilmeli ve temyize cevap süresi beklenilmelidir.
15. Açıklanan eksiklik giderildikten sonra Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanlığına gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.

SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 16.02.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.