Özet:
Kooperatif ortağı olan davacı, kura sonucu kendisine isabet eden dairenin tapusunu istemiş; mahkeme ise davacının "kesin maliyet" borcu bulunması ve kooperatifin elinde konut kalmaması nedeniyle tescil talebini reddetmiştir.
Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda "6'lı formül" uygulanarak hesaplanan 220.502,36 TL tazminatın davalı kooperatiften tahsiline, arsa sahibi ve üçüncü kişiye yönelik davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davanın esasına yönelik kararı yerinde bulurken, yargılama giderleri ve vekalet ücreti dağılımındaki usuli hataları düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı arsa sahibi ... ile davalı ... Kooperatifi arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili ...'un 30.10.2016 tarih 2016/15 sayılı kararla ... Kooperatifi Ortaklık senedini imzaladığını, bu tarihten itibaren ortaklık senedinde yer alan tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, kooperatife karşı hiçbir borcunun da bulunmadığını, davalı Kooperatif'in müteahhit firma olarak yer aldığı ... ilçesi .../ ... Mah. ... ada ... parsel de yer alan ... bölümlerin hak sahiplerini belirlemek için kooperatif üyeleri arasında kura çekilişi yapıldığını, kura sonucuna göre müvekkili ...'un No:...'de yer alan kat irtifakının kurulduğunu, mesken niteliğindeki bağımsız bölümün hak sahibi ve maliki olduğunu, müvekkilinin ödemelerini düzenli olarak yaptığını, dava konusu ... ada ... parsel üzerinde yapılan ... Kat... nolu daireye ilişkin mesken dahil âğm borçlarını ödediğine dair dekontların mevcut olduğunu beyanla, davanın kabulü ile Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ...Pafta ... ada ... parsel No:... üzerinde kayıtlı taşınmaz tapusunun müvekkiline devredilmemesi sebebiyle mevcut tapunun iptalini, iptali sağlanan tapunun hacizden ve kısıtlayıcı şerhlerden arındırılmış ve temiz bir şekilde müvekkilinin adına tescilini, bu talebin karşılanmaması halinde tapu bedelinin güncel değerinin müvekkiline ödenmesini, söz konusu taşınmaz hakkında dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tedbir talebinin kabul edilmemesi halinde dava konusu taşınmaz hakkında tapuya davalıdır şerhi işlenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; davacıya arabuluculuk anlaşmama tutanağının aslını sunması için 1 haftalık kesin süre verilmesini, sunmadığı takdirde davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili yönünden davanın tefrik edilerek husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, taşınmazın kooperatifin talimatı uyarınca ...'a devredildiğini, yüklenici kooperatifin KKİS ile üstlendiği edimleri yerine getirmediğinin Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/11 D.iş Esas sayılı dosyası üzerinden tespit edildiğini, kooperatife bu konuda Kayseri 7. Noterliği'nin ... yevmiye ... tarihli ihtarının gönderildiğini, ihtar üzerine kooperatifin inşaatı bitiremeyeceğini belirtmesi nedeniyle kat maliklerinden oluşan komisyon tarafından inşaatın kooperatif nam ve hesabına bitirilmesine karar verildiğini, teminat tapularının paraya çevrilmesi ve her kat malikinden 6.830,00 TL alınması yoluyla inşaatın bitirildiğini, bu hususta kooperatif ile de 16.07.2020 tarihli ek protokol yapıldığını, davacının borcu yoktur yazısının tek imzalı olup geçersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Kooperatifi vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının iddia ve isnatları gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurması gerektiğini, ancak başvurmadığını, davacının kura çekimine katılmış olmasının borcunun olmadığı anlamına gelmeyeceğini, taşınmazın ortağa tahsis edilmiş olmasının kendiliğinden mülkiyet hakkının davacıya geçmesi sonucunu da doğurmayacağını, davacının tescil talebinde bulunabilmesi için öncelikle kendisinin ödemesi gereken maliyet fark bedelini ödemek zorunda olduğunu, davacının kesin hesap maliyet farkı nedeniyle kooperatife 14.07.2020 tarihi itibariyle 115.000-TL'nin üzerinde bakiye borcunun bulunduğunu, davanın ticari dava ve ticari alacak talebine ilişkin olması nedeniyle dava şartı arabuluculuk sürecinin tüketilmediğinden öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı kooperatif ortağının tapu iptal tescil talebinde bulunabilmesi için öncelikle dava tarihi itibariyle kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmesi, yani kooperatife karşı herhangi bir borcunun bulunmaması gerektiğini, davacının kooperatife tamamlamaması, kooperatif tahsis kararının kişiye ayni hak vermeyeceğini, kura çekimine katılmış ve taşınmazın ortağa tahsis edilmiş olması mülkiyet hakkının geçmesi sonucunu doğurmayacağı gibi ortağın borcunun almadığı anlamına da gelmeyeceğini, kooperatif faaliyetlerinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla kooperatiften tapu bedelinin güncel değerinin istenemeyecek olması nedenleriyle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Mahkemece; bir kooperatif ortağının kooperatiften taşınmaz edinebilmesinin kooperatife karşı edimlerini yerine getirmesine, eğer bu bağımsız bölüm kooperatif tarafından Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi karşılığı yaptırılmış ise arsa sahiplerinin kooperatife karşı, kooperatifinde arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirmiş olmasına bağlı olduğu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin içtihatları gereğince normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmayan ortağın, kendisiyle aynı durumda olan başka üyelere dairelerin teslim edildiğinin anlaşılması halinde, davalı kooperatifin elinde davacıya tahsis edilebilecek nitelikte bir konut bulunması halinde (mevcut borcu depo ettirilmeksizin) tapu iptal tescil talebinin kabulüne karar verilebileceği, çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunduğu, normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceği, eksik ödemesi olan bir üyenin ise konut karşılığı tazminat alacağının 6'lı formül uygulamasına göre hesaplanması gerektiği, alınan bilirkişi raporlarında davacının ödemesinin eksik olduğunun belirlendiği, bu halde davacının tapu iptal ve tescil talebinde bulunamayacağı, Yargıtay içtihatları gereğince 6'lı formül uygulanarak yaptırılan hesaplamada 19/04/2022 tarihli ek raporda davacının talep edebileceği tazminat tutarının 220.502,36 TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından, davacının davalılar ... ve ...'na yönelik açılan davasının ve tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davacının tazminat isteminin kabulü ile 220.502,36-TL'nin davalı ... Kooperatifinden tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında Kooperatif Kanunu 23. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine değinilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyada kura kaydı olmadığının belirtildiğini ancak kura kayıtlarının celbini daha önce talep etmelerine rağmen mahkemece sağlanmadığını, bilirkişi raporunda kesin maliyetten bahsedildiğini ancak diğer üyelerin kesin maliyet raporundan önce müvekkille aynı ödemeleri yaparak dairelerin tapusunu aldığının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin alacağı tazminat tutarının eksik ve hatalı hesaplandığını, 14/03/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde ... ile ... arasında yapılan satım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, bu nedenle geçersiz olacağının bu duruma alınacak ek raporda değinilmesi gerektiğini belirttiklerini, ancak raporda bu hususa değinilmediğini, Yargıtay kararlarına göre bir konutun ortağa tahsil edilmesi ya kura sonucu konutun tahsis edilmiş olması yada konutların genel kurulca belirlenen esaslar dahilinde ortaklara dağıtılmış olması ve genel kurulun bu dağıtımı açık veya zımni olarak onaylaması gerektiğini, kura kayıtları dosyaya celp edilmeden bilirkişi raporu hazırlanmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin dava açtığı tarihte diğer üyelerle aynı miktarlarda ödeme yapmasına rağmen Kooperatifler Kanunu 23. maddedeki eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, davalı ...'ın kooperatif üyesi olması nedeni ile kura çekilişinden haberi olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların iyi niyetli 3. kişi konumunda olmadıklarını, bilirkişilerin yerinde inceleme ile rapor hazırlaması gerektiğini, davalı ... lehine hükmedilen karşı vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden davanın reddine karar verildiğini, ancak müvekkili lehine harç ve yargılama giderine hükmedildiğini, bu yönden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bu yönde kaldırılarak, kararda harç ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline olan kısmının davalılar ... Kooperatifi'nden tahsiline şeklinde tavzihini talep etmiştir.
DELİLLER :
İddia, savunma, tapu kayıtları, bilirkişi raporu ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.
İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın güncel tapu değerinin ödenmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı Kooperatifin ortağı olup, ortaklık yükümlülüklerini yerine getirdiği iddiasıyla, ortağı olduğu kooperatif ile birlikte, ortağı olduğu kooperatifin yüklenici sıfatıyla arsası üzerinde inşaat yaptığı arsa sahibine ve arsa sahibinin Kooperatif adına taşınmazı devrettiği üçüncü kişiye karşı tahsis edilen dairenin tapusunun iptali ile tescilini olmazsa, daire bedelinin tahsili istemiyle dava açmıştır.
Tapu iptali ve tescil isteminin koşullarının oluşması için, davacının ortağı olduğu yüklenici kooperatifin, arsa sahiplerine karşı tüm edimlerini yerine getirmesinin yanında davacının da ortağı olduğu kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi ve aidat borcunun bulunmaması gerekir. Mahkemece, kooperatif genel kurul kararları ve diğer tüm kayıtları üzerinde kooperatifler konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak davacının peşin ödemeli ortak mı, normal statülü ortak mı olduğunun belirlenmesi, yapılacak tespite göre kooperatife karşı üyeliğin türünün gerektirdiği parasal yükümlülüklerini tam olarak yerine getirip getirmediği, borçlu olması halinde ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi de gözönünde bulundurulmak suretiyle davacı ile aynı durumda olan başka üyelere borca rağmen dairelerin teslim edilip edilmediği ve davalı kooperatifin elinde davacıya tahsis edilebilecek nitelikte bir konut bulunup bulunmadığı hususlarının belirlenmesi gerekir.
Yapılacak inceleme sonucunda davacının peşin ödemeli ortak olduğu anlaşılması veya davacının peşin ödemeli ortak olmamasına rağmen normal ödemesini yapan bir ortak kadar ödeme yapmış olması veya davacının borçlu olmasına rağmen davacı ile aynı durumda olan başka üyelere dairelerin teslim edildiğinin anlaşılması halinde, davalı kooperatifin elinde davacıya tahsis edilebilecek nitelikte bir konut bulunması halinde, varsa davacının az miktar eksik ödemesi, bu miktar depo da ettirilerek tapu iptal tescil talebinin kabulüne, davacının peşin ödemeli ortak olmadığı ve ödemelerinin de tam olmadığının tespiti ve aynı durumda olan başka kişilere de daire tahsisi yapılmadığının anlaşılması halinde ise yerleşik 6'lı formül uygulamasına göre hesaplanacak tazminata hükmedilmesi, yine tazminat talebinin değerlendirilmesi halinde ise davacının ortaklıktan çıkmış olması gerektiği husus göz önünde tutulmalıdır. Davalı arsa sahibi ile üçüncü kişi yönünden ise iyiniyetli olup olmadıklarına göre bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; davalı arsa sahibi ... ile davalı yüklenici kooperatif arasında Kayseri 8. Noterliği'nin ... tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Yine davalı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında 16.07.2020 tarihli ek protokol imzalanmış, bu protokolde inşaatın mevcut seviyesinin Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/11 D.iş sayılı dosyasında %90,4 olarak belirlendiğini, işin yarım kalması nedeniyle geçici maliyetin çıkarıldığı, bu maliyet hesabının karşılanması için arsa sahibinin uhdesinde bulunan dairelerin satılıp paraya çevrileceği, diğer kat maliklerinden de eşit oranda yarım imalat bedeli talep edilerek yarım kalan işlerinin tamamlanacağı, yüklenicinin başka yüklenicilerle sözleşme yapılmasına muvafakat ettiği, dairelerin satılma aşamasında müteahhide bilgi verileceği husus düzenlenmiştir.
Davalı arsa sahibinin cevap dilekçesinde ekli ek ... nolu belgede, davalı yüklenicinin ... nolu bağımsız bölümün ...'a satılmasını talep ettiği görülmektedir. Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı parselde bulunan binanın ... kat... nolu ...bölümü davalı ... adına kayıtlı iken 11.12.2018 tarihinde satış işlemiyle davalı ...'a devredilmiştir.
Dosya kapsamından davacının, normal statülü kooperatif üyesi olup; kayıt maliki davalı ...'ın da kooperatif üyesi olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesine ekli kura çekiliş belgesinde dava konusu ... nolu bağımsız bölümün davacı ...’a isabet ettiği hususu yer almaktadır.
Gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiden alınan 05.01.2021 tarihli raporda özetle; dava konusu ... kat ...nolu ... bölümün dava tarihi itibari ile değerinin 275.000,00 TL olacağı belirtilmiştir.
Muhasebeci ve kooperatif konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyet tarafından hazırlanan 14.10.2021 tarihli raporda özetle: davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, sabit fiyat peşin bedelli ortak olmadığı, dosyada kur'a kaydı olmadığı, davacının ... ada ... parsel ...D. ...'deki ... bölümün kooperatif tarafından kendisine tahsis edildiğine dair bir ispatın olmadığı, davacının kooperatif kesin maliyet borcu olduğu, bu nedenle tapu iptali tescil istemeyeceği, ancak tüm ortaklara daire tapuları devredilmiş ise bunun mümkün olabileceği, fakat söz konusu dairenin kooperatif talimatıyla üçüncü kişiye diğer davalı arsa sahibi ... tarafından devredildiği ve iyi niyet nedeniyle ona karşı da ileri sürülmeyeceği, davacının davalı kooperatifin kooperatif ortaklarına kesin maliyetten önce tapu devri yaptığına ilişkin genel kurul kararları çerçevesinde kanaat oluştuğu, davalı kooperatifin tüm diğer ortaklarına dairelerini devrettiği ve davacıya verilecek dairesi olmaması karşısında, davacının ortak olarak 23. HD.'nin belirlediği kriterler çerçevesinde tazminat alabileceği, tapu iptali tescil isteyemeyeceği, yapılan hesaplamaya göre, davacının alacağı tazminatın 404.264,80 TL olacağının tespit edildiği bildirilmiştir.
Aynı heyet tarafından hazırlanan 23.02.2022 tarihli ek raporda özetle; davacının yerleşik 6'lı formül uygulamasına göre isteyebileceği tazminat tutarının 224.511,49 TL olduğu belirtilmiştir.
Aynı heyet tarafından hazırlanan 19.04.2022 tarihli ek raporda özetle; davacının yerleşik 6'lı formül uygulamasına göre isteyebileceği tazminat tutarının 220.502,36 TL olduğu belirtilmiştir.
Aynı heyet tarafından hazırlanan 30.06.2022 tarihli ek raporda özetle; borca rağmen tapu verilen üye bulunmadığı, davalı kooperatif adına kayıtlı ve tapu devri yapılamayan hacizli daireler yerine ikame edilebilecek başka taşınmaz bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Aynı heyet tarafından hazırlanan 26.01.2024 tarihli ek raporda özetle; borca rağmen tapu verilen üye bulunmadığı, davalı kooperatif adına kayıtlı ve tapu devri yapılamayan hacizli daireler yerine ikame edilebilecek başka taşınmaz bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile ; davalılar ... ile ... hakkında açılan davaların reddine, davalı kooperatif hakkında açılan Tapu iptal ve tescil talebinin reddine, terditli tazminat talebinin kabulü ile 220.502,36 TL 'nin davalı kooperatiften tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı arsa sahibi vekilince istinaf edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından ve alınan bilirkişi raporlarından davacının normal ortak statüsünde olduğu, davalı kooperatifin kesin maliyetten önce ortaklarına tapu devri yaptığı; ancak davacıya tapu devri yapılmadığı gibi devredilecek bağımsız bölümün de bulunmadığı, bununla beraber borca rağmen tapu verilen üye bulunmadığı, davacının kesin maliyet hesabına göre halen daha borcu olduğunun belirlendiği, her ne kadar davalı ...'ın da kooperatif ortağı olduğu belli ise de; dava konusu taşınmazın davacıya tahsis edildiğine dair bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan kura kaydına yapılan yazışmalar sonucu ulaşılamadığı gibi kura belgesinin tam metninin de davacı tarafça sunulmadığı, dolayısıyla davacının tapu iptal ve tescil talebinde bulunamayacağı, yargıtay içtihatları gereğince 6'lı formül uygulanarak belirlenen tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak mahkemece terditli davalarda ilk talep hakkında karar verilmediğinden vekalet ücreti taktir edilmemesi gerekirken davalı arsa sahibi lehine vekalet ücreti taktir edilmesi yerinde olmadığı gibi, davacının terditli tazminat isteminin tam kabul şeklinde davalı ... Kooperatifinden tahsiline karar verilmesine rağmen yargılama harç ve giderlerinden tüm davalıların sorumlu tutulmuş olması ve yine reddedilen tazminat talebi varmış gibi davalı kooperatif lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de; yapılan bu yanlışlığın yeniden yargılama gerektirmemesi nedeniyle davacı vekili ile davalı arsa sahibi vekilinin istinaf istemlerinin belirtilen yönlerden kabulü ile 6100 sayılı HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönüyle aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
A-.Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜNE, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/568 Esas 2024/271 Karar sayılı kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA;
B-DAVANIN YENİDEN ESASIYLA İLGİLİ OLARAK;
Davalılar ... ve ...'na yönelik açılan davanın REDDİNE,
Davacının terditli tazminat isteminin KABULÜ ile 220.502,36-TL'nin davalı ... Kooperatifinden tahsiliyle davacıya verilmesine,
Alınması gereken 15.062,52-TL nispi karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 170,78-TL peşin harç ile 4.525,53-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 10.366,21-TL karar ve ilâm harcının davalı ... Kooperatifin'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 170,78-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı, 4.525,53-TL tamamlama harcı, 384,90-TL keşif harcı, 579,85-TL tebligat ve posta masrafı, 5.145,00-TL bilirkişi ücreti, 150,00-TL keşif araç ücretinden ibaret toplam 11.010,46-TL yargılama giderinin davalı ... Kooperatifin'den alınarak davacıya verilmesine,
Davacı taraf kendisini bir vekille ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca taktir olunan 35.075,36-TL nispi vekâlet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan gider avansından varsa kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
C-İSTİNAF YARGILAMASI YÖNÜNDEN;
Davalı ... ve davacı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf başvuru harcı ile 818,00-TL posta masrafından ibaret toplam 1.987,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf başvuru harcı ile 150,00-TL posta masrafından ibaret toplam 1.319,40-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine,
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Karar tebliği ve harç işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 333. md. uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Kullanılmayan gider avansı var ise; 6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce başvuranlara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/01/2026
