Kamulaştırma - Bedel Tespit ve Tescil - Sulu Tarım Arazisi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No : 2019/799
Karar No : 2021/183
Karar Tarihi : 2021-02-01





 

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; DSİ Genel Müdürlüğünün, Nurhak Göleti ve Sulaması için Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Barajlar ve Hes Dairesi Başkanlığının 16.09.2014 tarih ve 628297 Sayılı onayı ile kamu yararı kararı alındığını, alınan kamu yararı kararı gereğince mülkiyeti davalılara ait K.maraş İli, Nurhak İlçesi, Eskiköy Köyü, Çiçekyurdu mevkii (ifraz öncesi 696 ada 9 parsel) ifraz sonrası 696 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 279,97 M2 lik bölümünün kamulaştırılmasını, kamulaştırma bedelinin davalıların hisseleri oranında tespiti ile haciz ve ipotekten ari olarak kamulaştırma bedelinin tespitine, mülkiyetinin ipotekten ve hacizlerden ari olarak DSİ Genel Müdürlüğü adına tapuya kesin tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı duruşmalara katılarak, dava konusu taşınmazın manevi değerinin yüksek olduğunu, gerçek değerinin tespiti talep ettiğini, bilirkişi raporunu kabul ettiğini bildirmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda "Davacının davasının kabulü ile; davaya konu Kahramanmaraş ili, Nurhak ilçesi, Eskiköy Köyü Çiçekyurdu mevkii (ifrazdan önce 696 Ada 9 Parsel) ifrazdan sonra 696 Ada 15 parsel sayılı 279,97 metrekarelik taşınmazın tamamının kamulaştırma bedelinin 6.110,34 TL olarak tespitine, davaya konu Kahramanmaraş ili, Nurhak ilçesi, Eskiköy Köyü Çiçekyurdu mevkii (ifrazdan önce 696 Ada 9 Parsel) ifrazdan sonra 696 Ada 15 parsel sayılı 279,97 metrekarelik taşınmazın tamamının mülkiyetinin ipotek ve hacizlerden ari olarak davacı kurum adına tapuya tesciline" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1-)Taşınmazın değerinin yüksek belirlendiği,

2-)Kapitalizasyon faiz oranının hatalı hesaplandığı,

3-)Objektif değerlerin fazla uygulandığı

4-)Davacı idarenin harçtan muaf olduğunu,

5-)Taşınmazın kuru tarla vasfında olup sınıfının birinci sınıf olmadığını,

6-)Masrafların brüt gelirin 1/3'ü oranında olması gerektiği,

7-)Yalnızca derhal ödenen miktara faiz işletilmesi gerektiği iddialarını ileri sürmüştür.

GEREKÇE:

HMK'nın 355.maddesi hükmüne göre istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.

Davacı idare vekilinin istinaf itirazlarına münhasıran ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden resen yapılan inceleme sonucunda;

Dava, 4650 Sayılı yasa ile değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan bedel tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili istemine ilişkindir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza 4650 Sayılı Yasayla değişik 2942 Sayılı yasanın 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen özelliklerine göre objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

27/11/2020 tarihinde, 31317 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ve 16/07/2020 tarihli 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'na, 7139 Sayılı Kanun ile eklenen 10/8 maddesinin 4. cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hakim tarafından tespit edilen bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile, 10/8 maddesinin 7. cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibarelerinin iptaline karar verilmiş ise de; fark bedelin işlemiş faiziyle birlikte maliklere ödenmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı Dairemiz kararı ile kesinleşeceğinden Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı kapsamında düzeltme yapılması hukuken sonuca etkili olmayacağı kanaati ile ilk derece mahkemesi kararının hüküm bölümünün ödemeye ilişkin kısımları düzeltilmemiştir.

Bu itibarla; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaati ile HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)İlk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı idare vekilinin istinaf başvurularının esastan REDDİNE,

2-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

3-)Davacı idare harçtan muaf olduğundan istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına,

4-)Gider avansından varsa artan kısım karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,

5-)Davacı idare tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

7-)6100 Sayılı HMK'nın 7035 Sayılı yasa ile değişik 302. ve 359. maddeleri uyarınca tebligat ve kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6763 Sayılı yasa ile değişik 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a bendi uyarınca temyiz yolu kapalı olmak üzere 01/02/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.