İşçiler Arasındaki Çatışmanın İşyerine Sirayet Etmesi - Geçerli Fesih
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No : 2017/21780
Karar No : 2018/6121
Karar Tarihi : 2018-03-22





 

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili özetle; davacının, davalı işyerinde 25/06/2013-16/01/2015 tarihleri arasında elektrik mühendisi olarak çalıştığını, işverence iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın sonlandırıldığını iddia ederek; feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı şirket vekili özetle: davacının şirkette çalıştığı süre zarfında davranışlarıyla işyerinde çalışma huzurunu bozduğunu, işyerinde S. D. isimli işçiyle yaşadığı sorunlar nedeniyle görev yaptığı birimin çalışamaz hale gelmesine sebep olduğunu, bu sebeplerle iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Yerel Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak; dosyadaki bilgi ve belgelerden, “..davacının ve S. D.'nin daha önce iş yerinde ve dışarıda arkadaş oldukları daha sonra aralarının açıldığı, davacının diğer çalışan S. D.'nin, iş yerinde çalışan ve dışarıdaki bazı kişiler ile samimi göründüğünü ve aralarında bir şeyler olabileceğini ima etmesi, aralarındaki sorunu iş yerine taşımaları, iş akışını ve çalışma huzurunu bozmaları, iş yerinde dedikodu ortamı yaratmaları dikkate alındığında; davacının eylemi işverenin diğer işçisine sataşma boyutunda olduğundan davalı işveren tarafından davacının iş akdi 4857 sayılı yasanın 25/2-d maddesine göre haklı sebeple fesih edildiğinden davacının olumsuz davranışı nedeniyle davalı işverence yapılan fesih haklı ve geçerli bir fesih olduğundan davacının açtığı davanın reddine” karar verilmiştir.

Bu karar hakkında davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi; yapılan istinaf incelemesi sonucunda “...Soruşturma evrakının düzenlenmesinde davacı ve sorun yaşadığı iddia edilen kişi dışında kimsenin dinlenmediği, soruşturma evrakını düzenleyen kişinin tanık olarak gösterildiği, bu kişinin iddiaların dedikodu olarak önüne geldiğini beyan ettiği, tanığın doğrudan bir bilgi ve görgüsünün olmadığı, isnad edilen eylemleri bilen, duyan, gören, kesin ifadelerle doğrulayan kimse olmadığı, davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ispatlayamadığı, diğer işçinin gönderdiği mail içeriğine dayalı olarak, davacının davranışının sataşma boyutunda olduğundan bahisle hatalı değerlendirme sonucu davanın reddinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkeme kararı kaldırılarak;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-2 maddesi ve fıkrası uyarınca yerel Mahkemenin kararının KALDIRILMASINA;

Davalı işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZ olduğunun tespitine ve davacının İŞE İADESİNE,

Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,

Davacının, işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde, hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine, karar verilmiştir

D) Temyiz:

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Somut uyuşmazlıkta; dava dışı işyeri çalışanı S.D.’nin davacıya gönderdiği;

“Son aylarda aramızdaki anlaşmazlık aleni olarak dışardan görülmüştür. Ancak sen herkese ayrı gerekçeler sunmuş herkese ayrı sebepler oluşturmuşsun. Gerçek sebepleri karşılıklı yüzleşmediğimiz sürece kimse bilmeyecektir. Bunu yazıyorum bütün çalışma motivasyonunu alt üst etmiş bulunmaktasın ve işyerinde huzurumu yeterince kaçırdın.

İş yerinde aynı departmanda çalıştığımız için; çalışırken masaya projeleri sertçe gürültü çıkararak bırakma; odanın kapısını girerken çıkarken sertçe vurma; (bu durum süreklilik arz etmiştir). Şimdi odaları ayırdığımız için artık böyle bir sıkıntı yaşamayacağım için memnunum.

Ortak arkadaşlarımıza yalan yanlış bilgiler verme; hakkımda dedikodu edip arkamdan konuşma; arkadaşları birebir, telefonla arayıp şahsımı kötülemeye çalışıp arkadaşlıklarını kesmeleri için çaba sarfettiğini görüyor bizzat arkadaşlarım tarafından bu hususta uyarılıyorum-iftira edip asılsız dedikodular çıkarma; namus vb. konularda arkamdan iş çevirme; özel yaşamıma ilişkin çirkin dedikodu ve iftiralar üretme;

Örneğin; babam yaşında olan çalışma arkadaşımız M. B. için(ki bu adam senin de baban yaşında ve ayrıca bir aile hayatı var;

S. Ç. ve B. D,vb ile ilgili de aynı şekilde çirkin iftiralar üretip iş hayatımda tasvip etmeyeceğimiz çirkinlikte ithamlar kullanmış; namusumu yaftalayacak ithamlarda bulunmuş, bu benzeri birçok söylemde bulunmuşsun.

Çalışma arkadaşlarıma milliyetim ile ilgili çirkin ithamlarda bulunmuşsun ve ırkçılık yapıp arkadaşlarımı ekleyip örgütlemeye çalışmışsın;

Sanırım iş yerinde bu durumun ne anlama geldiğini biliyorsun ve bu hususta elimden geleni yaparım. Ki din, dil, ırkımı sorgulayıp yorum yapmak kimsenin haddine değildir.

Amirlerime beni kötülemeye çalışıp bir göreve çıkarken haber vermediğimi söylemişsin;devamında mail yoluyla bilgilendirmeye kalkıştım böylece yalanlarının önüne geçmeye çalıştım.

Çalıştığım işlerle ilgili insanlarda başarısızmış algısı yaratmak için çirkin davranışlar yapmaya çalıştın. Bunu Proje müelliflerinin tanıklığında örnekleyebilirim.

-A bide sevgili arkadaşım ki söylenebilecek her şeyi hakkediyorsun bu esnada; senle görüşürken kocana asılmışım ve ben kocana asılmama rağmen beni ısrarla evine davet edip benimle zoraki ilişkini devam ettirmişsin. Bunu özellikle senin aile bireylerine soracağım; ve bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Sergilediğin bu davranışlar tarafımdan ispatlanacak durumlar olup bu kadar alçalabilmen ve köylü kurnazları gibi iş çevirmen beni hayal kırıklığına uğrattı; iş yerinde huzursuzluk yarattığın onca ay boyunca yaptığın davranışlar midemi bulandırıyor. Hayatımda tanıyabileceğinden iğrenç karaktersin hatta belki karakterin bile yoktur. Bunları senin yüzüne söylemek isterim ancak öyle iğrenç bir hayal alemin var ki her türlü iftirayı atabilecek yapıdasın dolayısıyla yanında bir arkadaşın olmak şartıyla ancak seninle muhattap olabilirim.

Şimdi sana söyleyebileceğim en iyi şey seni insan olmaya davet etmek olacaktır ;zira sen bundan sonra yoksun Şu anda şeninle zorunluluktan görüşüyorum diye bu yaptıklarına katlanacağım anlamına gelmiyor.

Bu hususta bir daha uyarmayacağımı belirtir hakkımda yapacağın herhangi bir iftira, dedikodu vb/en ufak ithamında hakkında YASAL İŞLEM başlatacağımı beyan ederim.

Bu noktada artık susmayacağımı ve esas gerçekler ne ise onları konuşmaya başlayacağımı belirtirim.

Bu kadar çirkinlikte bir insana takdir edersin ki saygı duymak akıl karı değildir. " içerikli e-posta sonucu, davalı işyerinin kendi içinde yaptığı soruşturma esnasında dinlenen davacı ile diğer kadın işçi S.D'nin beyanları ve tüm dosya kapsamından, davacı ile diğer çalışan S. D. arasında ki anlaşmazlığın işyerine yansıdığı, huzursuzluğa ve olumsuzluğa sebep olduğu feshin de bu sebeple gerçekleştirildiği ve her iki çalışanın da işten çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında işyerinde çalışma ortamına yansımış huzursuzluk ve geçimsizlik sabit olmakla birlikte, hakaret tehdit veya sataşma niteliğinde bir eylemin vaki olmaması karşısında, işverenin feshinin haklı değil ancak geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir.

Bu itibarla ilk derece mahkemesinin aksine, feshi geçersiz kabul eden bölge adliye mahkemesi kararı yerinde değildir.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

F)Sonuç:

Yukarda açıklanan gerekçe ile;

1-)... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-)Fesih geçerli nedene dayandığından DAVANIN REDDİNE,

3-Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 27,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

4-)Davalının yaptığı 100 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, kesin olarak 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.