Özet:
Şirket hakkında iflas kararı verildikten sonra bankaya ibraz edilen ve karşılıksız çıkan çekler nedeniyle yerel mahkemece cezalandırılan şirket yetkilisi, istinaf mahkemesi tarafından haklı bulundu.
Kararda, iflasın açıldığı an itibarıyla şirketin tüm mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin hukuken "İflas Masası"na geçtiği ve yöneticilerin banka hesaplarına müdahale yetkisinin sona erdiği vurgulandı.
Sanığın iflastan sonra çek bedelini hesapta bulundurma yükümlülüğü ve imkânı kalmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine kesin olarak karar verildi.
İlk derece mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık Y... E... Y... müdafii tarafından istinaf edilmekle, 5271 sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı kanunun 280. maddesi gereğince esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek. vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-İlk derece mahkemesince sanık Y... E... Y... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık Y... E... Y... müdafiinin istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde;
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen 08/04/2024 tarihli yazı ve eklerine göre, çekin ait olduğu banka hesabının sahibi tüzel kişi hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2023/1097 esas sayılı konkordato talebinde bulunulmuş olup, mahkemece 22/02/2024 tarihinde davanın reddine, tüzel kişinin iflasına ve 22/02/2024 tarihi itibarıyla iflasın açılmasına karar verildiği ve yargılamaya konu çekle ilgili olarak "karşılıksızdır" işleminin iflasın açılmasına karar verildikten sonra 25/03/2024 ve 01/04/2024 tarihinde yapıldığı görülmekle,
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İflas tarihi" başlığını taşıyan 165/1. maddesinde yer alan "İflas hükümle açılır ve bu hükümde açılma anı gösterilir." hükmü, "İflas masası" başlığını taşıyan 184/1. maddesinde yer alan "İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur." hükmü, "Kanun yollarına başvurma" başlığını taşıyan 164/3. maddesinde yer alan "İflâs kararına karşı kanun yoluna başvurulması, iflâsın ilânına ve masanın teşkiline mâni değildir." hükmü ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun -limited şirketler hakkında- "Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları" başlığını taşıyan 636/1(c) maddesinde yer alan "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: c) İflasın açılması ile." hükmü ve aynı maddenin beşinci fıkrasında yer alan "(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır." hükmü gereğince uygulanması gereken -anonim şirketlerde sona ermenin sonuçlarını düzenleyen- "Sonuçlar" başlığını taşıyan 533/2. maddesinde yer alan "(2) ... Bu halde organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır." hükmü birlikte değerlendirildiğinde;
Hukuk mahkemesince, çekin ait olduğu banka hesabının sahibi tüzel kişinin iflasına karar verilmiş olup, söz konusu iflas kararında belirtilen iflas açılma günü ve anı itibarıyla tüzel kişiye ait tüm mal varlığı üzerinde tasarruf yetkisi iflas masasına geçeceği gibi tüzel kişilik ve yetkililerinin tüm görev ve sorumlulukları sona erecektir.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesince, sanığın, yargılamaya konu çek karşılığını ödeme için ibraz anında banka hesabında bulundurma imkanı olmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2(b) maddesi gereğince beraatına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusu -bu nedenle- yerinde görülmüş, ancak bu hukuka aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1(a) maddesi gereğince düzeltilebilir nitelikte görüldüğünden;
1. Bakırköy 8. İcra Ceza Mahkemesinin, sanık hakkında "Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek" suçundan verilen 2024/64 esas ve 2024/100 karar sayılı 06/06/2024 tarihli mahkumiyet hükmünün sanık Y… E… Y… YÖNÜNDEN KALDIRILMASINA,
2. Ve yerine;
"Sanık Y... E... Y... hakkında "Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemine sebebiyet vermek" suçundan cezalandırılması istemi ile şikayetçi olunmuş ise de üzerine yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediği sabit olduğundan, sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2(b) maddesi gereğince BERAATINA,
Şikayetçi tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Beraat eden sanık kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi yollamasıyla bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirtilen 5.600 TL vekalet ücretinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 324/1-2-3 maddesi gereğince şikayetçiden alınarak sanığa VERİLMESİNE" ibaresinin hükme EKLENMESİNE,
Dairemiz kararının CMK 280/3 maddesi uyarınca hükme karşı istinaf talebinde bulunmayan diğer sanık ASİL YILMAZ YILDIRIR' a da mahkemesince SİRAYET ETTİRİLMESİNE,
Hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1(a) ve 303/1(a) maddeleri gereğince -bu biçimde- DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 09/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
