İİK 89/3 Haciz İhbarnamesi Sonrası Menfi Tespit - Görevli Mahkeme
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No : 2025/40
Karar No : 2025/350
Karar Tarihi : 2025-02-17





Özet:

📌 İİK 89/3 haciz ihbarnamesine muhatap 3. kişi, ihbarname nedeniyle menfi tespit davası açarsa:

✅ Uyuşmazlık takip hukukundan kaynaklandığı ve taraflar arasında doğrudan temel ilişki bulunmadığı için
➡️ Görevli mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesidir.

❗ Şunlar görevi değiştirmez:

  • Taraflardan birinin tacir olması

  • Temel ilişkinin ticari nitelikte olması

  • Borca dayanak senedin kambiyo senedi olması

📌 (Yargıtay 11. HD, 06.11.2023, 2023/5228 E. – 2023/6468 K.)

✅ Sonuç: Mahkeme, Asliye Hukuk görevli diyerek görev dava şartı yokluğundan usulden ret vermelidir; aksi karar isabetsizdir.

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli, 2023/733 Esas ve 2024/448 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA:

Davacı vekili, müvekkiline davalı ... tarafından usulüne aykırı ve kötü niyetli olarak 12.11.2021 tarihinde 89. maddeye göre birinci haciz ihbarnamesinin tebliğe çıkartıldığını, muhtara tebliğ edildiğini, 04.12.2021 tarihinde 89. maddeye göre ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğe çıkartıldığını, muhtara tebliğ edildiğini, akabinde 25.12.2021 tarihinde 89. maddeye göre 3. haciz ihbarnamesinin tebliğe çıkarıldığını, müvekkiline bizzat yapılmış tebligat olmadığını, müvekkilinin davaya konu 89/1. 2. ve 3. haciz ihbarnamelerine 14.02.2022 tarihinde bankacılık işlemlerini yaparken muttali olduğunu, davaya konu Menemen İcra Müdürlüğünün 2020/67 Esas sayılı dosyasının asıl borçlusu ... 'in davacı müvekkilinin kardeşi olduğunu, aralarında kardeşlik ilişkisi dışında hiçbir alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, davacının davalı borçlu ile kardeşlik ilişkisi olduğu için adeta borçlandırılmaya çalışıldığını, davaya konu Menemen İcra Müdürlüğünün 2020/67 Esas sayılı dosyasının asıl borçlusu davalı tüzel kişi ... Şti. ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davacı müvekkilinin ... Üniversitesi Hastanesi ... Bölümünde Doç. Dr. olarak mesleki hayatını devam ettirdiğini, davacının doktorluk dışında başkaca iş hayatı olmadığını, davacının davalılar ile aralarında borç alacak ilişkisini doğuracak iş hayatlarının olmadığını, kardeşlik ilişkileri içinde alacak-borç ilişkilerinin de bulunmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları ve ıslah talepleri saklı kalmak kaydıyla Menemen İcra Müdürlüğünün 2020/67 Esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, davanın kabulüne, Menemen İcra Müdürlüğünün 2020/67 Esas sayılı dosyasında alacağı üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

CEVAP :

Davalı ... vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu, davanın usul ve esas yönünden reddinin gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olumsuzu kanıtlama olanağı bulunmadığı, davacı kardeşin dosyaya borçlu olarak dahil edilmesi onu asıl manada borçlu kılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne ve usulü işlem sonucunda dosya borçlusu haline gelen davacı taraf davalı alacaklı ...'ın kötü niyetli şekilde hakkında icra takibi gerçekleştirdiğini ispatlayamadığından ve tazminat talebinin şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Menemen İcra Dairesinin 2020/67 Esas sayılı dosyası kapsamında İİK'nın 89. maddesi uyarınca tanzim edilen haciz ihbarnamelerinin Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre muhtara tebliğ edildiğini, her ne kadar davacı kendisine gönderilen ve Tebligat Kanunun 21. maddesine göre muhtara tebliğ edilen haciz ihbarnamelerinin kendisine ulaşmadığını, 14.02.2022 tarihinde yaptığı bankacılık işlemleri sırasında tesadüfen öğrendiğini iddia etse de bu iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira Tebligat Kanunun 21. maddesinde de belirtildiği üzere tebligatın muhtara teslim edilmesi halinde tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılacağı için davacının icra dairesince gönderilen haciz ihbarnamelerinden haberdar olmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, Menemen İcra Dairesinin 2020/67 E. sayılı dosyası kapsamında İİK. m.89/3 gereği tanzim edilen ve davacıya gönderilen 3. haciz ihbarnamesinin 25.12.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davanın 21.02.2022 tarihinde ikame edildiğini, anılı hüküm gereği 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edilen davanın bu sebeple de usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yasal süresi içinde haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyen davacı tarafın itiraz süresini yeniden başlatma amacıyla gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, davacı ile davalı borçlu ... arasında akrabalık ilişkisi bulunmakta olup diğer davalı borçluların itiraz etmemesi üzerine kesinleşen icra dosyasında, diğer davalı borçluların davacıdan alacağı bulunması sebebiyle davacıya haciz ihbarnamesi gönderildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/5725 E. 2021/6573 K. 25.11.2021 tarihli ilamında; her ne kadar davacı taraf kendisine gönderilen haciz ihbarnamesinin hukuki ve kanuni delillere dayanmaksızın kendisine gönderildiğini ve usulsüz olduğunu iddia etse de ispat yükünün kendisinde olan davacı tarafın yalnızca soyut beyanlarla yetindiğini ve davayı ispat edemediğini, kendisine yapılan tebligatların hiçbir hukuki ve kanuni delile dayanmadığını iddia eden davacının, mesnetsiz iddiaları ispat edemediği gibi yasal hakkını kullanan müvekkilinden kötüniyet tazminatı talep etmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira huzurdaki davanın İİK'nun 89. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası olup anılı hüküm gereği davacının kötüniyet tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, kaldı ki İİK'nun 89. maddesi uyarınca açılan davanın süresinde olmadığı nazara alındığında bu davanın ve dahi tazminat talebinin reddi gerektiğini, yerel mahkemece hukuka aykırı olarak ispat yükünün davacıda olduğu gözetilmediğinden verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit ve istirdat isteğine ilişkindir.

İİK'nın 89. maddesi; "Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.

Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.

(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.

Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir...." şeklindedir.

İİK'nın 89/3. maddesi gereğince kendisine haciz ihbarnameleri tebliğ edilen kişi önceki haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde itiraz etmemiş ise üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde menfi tespit davası açabilir. Bu süre hak düşürücü süre olduğundan mahkemece resen gözetilmelidir.

Somut olayda; davacı tarafça, davalı alacaklı ... tarafından diğer davalı borçlular haklarında Menemen İcra Müdürlüğünün 2020/67 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip dosyası bakımından, takip borçlularına borcunun bulunmadığının tespiti talep edilmiştir.

2004 sayılı Kanun'un 89/3. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Taraflardan birisinin tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisi bulunmamaktadır. (Aynı yönde, Yargıtay 11. HD'nin 06.11.2023 t.li, 2023/5228 E. ve 2023/6468 K. sayılı kararı)

O halde, mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince görevli olunmadığı halde karar verilmiş olması nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin istinaf itirazları incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin istinaf itirazları incelenmeksizin KABULÜNE,

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli, 2023/733 Esas ve 2024/448 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince RESEN KALDIRILMASINA,

Davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, dosyanın görevli Menemen Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

Dosya esası kapatılmak ve Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMEK ÜZERE dosyanın kararı veren mahkemeye İADE EDİLMESİNE,

İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan 573,15 TL istinaf karar harcının istinaf yoluna başvuran bu davalıya iadesine,

İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,

HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 17.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.