Özet:
Mahkeme, tensip zaptı ile davacıya eksik harcı ($10.638,71 \text{ TL}$) tamamlaması için 2 haftalık kesin süre vermiştir. Ancak davacıya gönderilen tebliğ zarfında bu süre çelişkili olarak "1 hafta" olarak yazılmıştır. Davacının harcı yatırmaması üzerine mahkeme, 23/05/2022 tarihinde davanın "açılmamış sayılmasına" karar vermiştir. İlginç bir şekilde, dosyanın işlemden kaldırılmasına dair ara karar, nihai karar tarihinden sonraki bir tarih olan 30/05/2022 olarak kayda geçmiştir.
İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını şu temel gerekçelerle hukuka aykırı bulmuştur:
-
Çelişkili Süre İhtarı: Mahkemenin ara kararında 2 hafta, tebligatta ise 1 hafta süre verilmiş olması, "kesin süre"nin ciddiyetini ve usulün güvenilirliğini zedelemektedir.
-
Harçlar Kanunu Madde 30 İhlali: Eksik harç durumunda yargılamanın bir sonraki celseye kadar durdurulması gerekirken, doğrudan kesin süre verilerek dosyanın işlemden kaldırılması usule aykırıdır.
-
Mantıksal Çelişki: Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın ($23/05/2022$), dosyanın işlemden kaldırılmasına dair ara karardan ($30/05/2022$) daha eski bir tarihte olması hukuken kabul edilemez bir "yokluk" veya ağır hata durumudur.
-
İhtarın Belirsizliği: Harç yatırılmamasının sonucunun (davanın açılmamış sayılacağı) açık ve tereddütsüz bir şekilde ihtarda belirtilmemiş olması, HMK'nın adil yargılanma ve usuli güvence ilkelerine aykırıdır.
Sonuç:
Bölge Adliye Mahkemesi, davacı vekilinin istinaf başvurusunu haklı bulmuş; usul ve yasaya aykırı şekilde oluşturulan kesin süreye dayalı "açılmamış sayılma" kararını kesin olarak kaldırmış ve yargılamaya devam edilmesi için dosyayı mahkemesine iade etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 30/09/2015 tarihli, ... ORGANİZASYON İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ ile düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi nazarınca, arsa kayıtları “İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, Haramidere Parklar Bölgesinde ... Ada, 2. Parselde” kayıtlı arsa üzerinde yapılan “... PARK İSTANBUL” projesinden D Blokta, 9. Katta yer alan B numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümün davacıya satımı konusunda anlaştıklarını, teslim tarihi 30/06/2016 olarak taraflar arasında belirlendiğini, satış bedelinin ödendiğini, ancak yüklenici firmanın edimini ifa etmediğini belirterek dava konusu taşınmazın müvekkili şirket adına haciz ve ipoteklerden ari ve tamamlanmış bir şekilde tapuya tesciline, bu mümkün olmadığı taktirde davalı şirkete ödenen 107.562,00$-USD’nin en yüksek yasal faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesine karar verilmesine, hangi dönemlerde ödendiği ve ülke konjonktürü göz önünde bulunarak enflasyon vb dış şartlarla beraber değerlendirilip denkleştirme hükümleri uyarınca denkleştirmeye tabi tutularak adesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Organizasyon İnşaat Sanayi Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/125 E, 2022/495 K sayılı kararı ile,“Her ne kadar Mahkememize 6. Tüketici Mahkemesinin 2019/1683 Esas, 2020/974 Karar sayılı görevsizlik ilamı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği, Mahkememizin 09/02/2022 tarihli tensibin 2 nolu ara kararı gereğince davacıya verilen kesin süreye rağmen davacının eksik 10.638,71-TL harcı yatırmadığı, Harçlar Kanunu 30 ve HMK 150.madde gereğince dosyanın 22/02/2022 tarihi itibariyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve işlemden kaldırıldığı 22/02/2022 tarihten itibaren yasal süresi içerisinde yenilenmeyen iş bu davanın HK. 30 ve HMK 150. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirketin iflas etmiş olması nedeni ile yargılamasının 2.alacaklılar toplantısından 10 sonrasına kadar durdurulması gerektiğini, iş bu davanın seyrinin de bu kapsamda ele alınması gerektiğini, görevsizlik kararı ile dosyayı devralan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 09/02/2022 tarihli tensibi düzenleyerek tensibin 2 nolu bendinde dava değeri üzerinden eksik harç bulunduğundan bahisle yatırılması için 2 haftalık kesin süre verildiğinin yazıldığını, tebliğ edilen tensibin tebliğ zarfı üzerinde ise 1 haftalık kesin süre verildiği ihtaratı yazılarak çelişkili bir şekilde bildirim yapıldığını, 20/02/2022 günü tebliğ edilen tensibin 17 nolu bendinde "dilekçelerin teatisinin tamamlanıp tamamlanmadığının tespiti işleminin en geç 15/04/2022 tarihinde yapılmasına" karar verilmiş iken dosyanın 15/04/2022 tarihine kadar mahkemece inceleme için ele alınmadığı ve herhangi bir duruşma günü belirlenerek tarafların davetiye ile duruşmaya çağrılmadıklarını, buna rağmen mahkemenin davanın taraflarına açıkça bildirilmeyen bir günde yani 30/05/2022 günü dosyayı ele aldığını ve 22/02/2022 tarihi itibariyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, söz konusu işlemden kaldırma kararının da tebliğ edilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Yine mahkeme yokluğumuzda yaptığı işlemlere devamla, 22/02/2022 tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde yenilenmediğinden bahisli dosya üzerinden verdiği 23/05/2022 tarihli kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptal ve tescil, aksi halde ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Harçlar Kanunu’nun 16 ncı maddesinde “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır” hükmü öngörülmüştür.Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi hâlinde eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, yargılama sırasında tespit olunan dava değerinin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için yargılamaya devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı belirtilmiştir. Görüldüğü üzere Harçlar Kanunu’nda, harç alınması veya tamamlanması yanların isteklerine bırakılmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (resen) gözetilmesi hükme bağlanmış ve yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.HMK'ya göre bir şartın tamamlatılması, Mahkeme tarafından ilgilisine usulüne uygun şekilde süre verilmesi halinde mümkündür. Kesin süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak ihtar edilmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, 09/02/2022 tarihli tensip 2 nolu ara karar ile “Dava değerinin 107.562 USD (1 USD 5,79 X 5,79 = 622.966,83-TL) olduğu, alınması gereken harcın 10.638,71-TL olduğunu, 80,70-TL başvurma harcının yatırılmadığı anlaşılmakla eksik harcın yatırmaları konusunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde Harçlar Kanunu 30.Mad uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına,” şeklinde karar verilmiş, bahse konu ara karar uyarınca davacı vekiline çıkartılan çağrı kağıdında ise 10.638,71-TL peşin harç ile 80,70-TL başvurma harcının 1 haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gerektiği aksi halde Harçlar Kanunu 30.madde uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağı ihtarına yer verilmiş, 30/05/2022 tarihli ara karar ile davacı tarafa peşin harcı yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği bu hususun tarafa tebliğ ile ihtar edildiği ihtara rağmen davacı tarafından peşin harcın yatırılmadığı belirtilerek Harçlar Kanunu 30 ve HMK 150.madde gereğince dosyanın 22/02/2022 tarihi itibari ile işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
09/02/2022 tarihli tensip 2 nolu ara karar ile verilen süre içerisinde noksan harcın ikmal edilmemesi halinde, dosyanın işlemden kaldırılacağı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesinde (HMK 150) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması için noksan olan harcın ödenmesi gerektiği aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği açıkça belirtilerek ne yönde işlem yapılacağı somut bir şekilde belirtilmediği gibi 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesi uyarınca bir sonraki celseye kadar süre verilmesi gerekirken 2 haftalık süre verilmiştir. Öte yandan tensip 2 nolu ara kararda 2 haftalık kesin süre içerisinde noksan harcın ikmal edilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen davacı vekiline gönderilen çağrı kağıdında çelişkili bir şekilde bu süre 1 hafta olarak belirtilmiştir. Ayrıca davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar tarihi 23/05/2022 olup dosyanın 22/02/2022 tarihi itibari ile işlemden kaldırılmasına ilişkin ara karar tarihi ise karar tarihinden sonraki bir tarih olan 30/05/2022’dir.Bu haliyle söz konusu kesin süre ihtarına ilişkin ara kararın usul ve yasaya uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden, davanın yöntemine uygun şekilde oluşturulmayan ara karara sonuç bağlanmak suretiyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-5 madde uyarınca kesin olarak kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a/5. maddesi gereğince KABULÜNE,
Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2022 tarih, 2022/125 Esas, 2022/495 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde işlem yapılmak ve yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek kararda değerlendirilmesine ve hükme bağlanmasına,
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025
