Evlilik Öncesinde Mevcut Olan Hastalığın Saklanması - Nispi Butlan
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No : 2016/23322
Karar No : 2018/10266
Karar Tarihi : 2018-10-01





Özet:

  • Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı erkeğin, evlilik öncesi mevcut olan hastalığını gizlediği vakıasının boşanma sebebi oluşturmayacağı, ancak evliliğin nispi butlan ile iptalinin talep edilebileceğinin anlaşılmasına göre, kadının tüm, erkeğin ise manevi tazminata ilişkin itirazı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
  • Davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur.
  • Türk Medeni Kanununun ilgili maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekmektedir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden; davacı kadın tarafından ise, katılma yoluyla kusur belirlemesi, tazminatların miktarları, reddedilen ziynet alacağı ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Davacı, süresinde vermiş olduğu dilekçeyle katılma yoluyla ziynet alacağının reddini de temyiz etmiştir. Katılma yoluyla temyiz isteği asıl temyiz isteğine sıkı sıkıya bağlıdır. Davalının ziynet alacağının reddine ilişkin bir temyizi bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının bu yöne ilişkin katılma yoluyla temyiz isteği incelenmeyeceğinden, ziynet alacağının reddine yönelik katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı erkeğin, evlilik öncesi mevcut olan hastalığını gizlediği vakıasının boşanma sebebi oluşturmayacağı, ancak evliliğin nispi butlan ile iptalinin talep edilebileceğinin anlaşılmasına göre, kadının tüm, erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

b-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, davacı kadının katılma yoluyla ziynet alacağının reddine ilişkin temyiz talebinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.01.10.2018 (Pzt.)