Boşanma Protokolünde Mal Rejimine İlişkin Hüküm Olmaması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No : 2021/8900
Karar No : 2021/8416
Karar Tarihi : 2021-11-10





Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün tarihli yazısı ile istenilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı erkek tarafından TMK 166/3 maddesine dayalı olarak boşanma davası açılmış, mahkemece tarafların TMK 166/3 maddesi uyarınca boşanmalarına hükmedilmiş, hüküm her iki tarafın temyiz etmemesi üzerine 08.09.2017 tarihinde kesinleştirilmiş, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 20.10.2021 tarihli yazısı ile, karar ile ilgili kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş, dosya Dairemize gönderilmiştir.

Kocaeli 3. Aile Mahkemesinin 2017/504 esas sayılı dosyasının incelenmesinde;

Davacı erkek tarafından TMK 166/3 maddesine dayalı olarak boşanma davası açılmış, taraflarca mahkemeye sunulan 20/06/2017 tarihli anlaşmalı boşanma protokolünde, boşanma sebebiyle her iki tarafın birbirlerinden tedbir, yoksulluk nafakası veya herhangi bir şekilde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmadığı, tarafların çeyiz ve özel ev eşyaları konusunda anlaştığı, birbirlerinden eşyalar ve ziynet eşyaları konusunda başka bir talepleri olmadığı belirtilmiştir. 20/06/2017 tarihinde tarafların her ikisinin katılımı ile gerçekleşen duruşmada, taraflar karşılıklı olarak boşanma ve boşanmanın mali sonuçları kapsamında sunulun protokol dairesinde anlaştıklarını beyan etmişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, “tarafların 4721 sayılı TMK 166/3 maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası takdirine yer olmadığına, davacı ve davalı tarafından ortak düzenlenen 20/06/2017 havale tarihli protokolün onaylanmasına ve kararın eki sayılmasına, tarafların mal rejiminden kaynaklı alacaklarının olmadığının tespitine” şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.

Dosyaya sunulan ve mahkemece uygun görülerek kararın eki sayılmasına karar verilen 20/06/2017 tarihli boşanma protokolü ve duruşmadaki imzalı beyanları ile tarafların boşanmanın eki niteliğinde bulunan nafaka ve tazminatlar hususunda karşılıklı olarak taleplerinin bulunmadığı, münhasıran ortak konutta bulanan eşyalar konusunda anlaştıkları ve ayrıca ziynet eşyası taleplerinin olmadığı sabittir. Taraflarca sunulan boşanma protokolünde ve duruşmadaki sözlü beyanlarında aralarında mal rejiminden kaynaklı alacakları olmadığı yönünde herhangi bir beyanları bulunmamaktadır. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m. 26/1). Bu itibarla boşanma protokolünde ve duruşmadaki beyanlarında bulunmamasına rağmen tarafların mal rejiminden kaynaklı alacaklarının olmadığının tespiti yönünde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 363/1. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA oybirliğiyle karar verildi.