Boşanma Davası Sürerken Ölen Davacının Mirasçısı Tarafından Sunulan Yeni Tanık Listesi Geçersizdir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No : 2024/8075
Karar No : 2024/9258
Karar Tarihi : 2024-11-28





Özet:

Davacı erkek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açmış; ancak yargılama devam ederken vefat etmiştir. Davacı erkeğin mirasçısı olan kızı, Türk Medeni Kanunu'nun 181/2. maddesi uyarınca, davalı kadının kusurunun tespiti amacıyla davayı sürdüreceğini bildirmiştir.

Delillere Bağlılık İlkesi: Ölen davacının mirasçısı, davaya kusur tespiti yönünden devam ederken ancak davacı erkeğin ölüm tarihine kadar sunduğu veya dayanacağını belirttiği delillere dayanabilir.

Yeni Tanık Bildirme Yasağı: Davacı erkek dava dilekçesinde "tanık" deliline dayanmış olsa da vefat etmeden önce isimlerini mahkemeye bildirmemiştir. Mirasçı (kızı), ölen davacının yerine geçerek yeni bir tanık listesi sunamaz.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı erkek tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu`nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma davası açılmış, yargılama sırasında davacı erkek 09.02.2020 tarihinde ölmüş, mirasçısı olan kızı davaya kusur yönünden devam ettiğini bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davacının yargılama sırasında vefatı nedeni ile evlilik birliği sona erdiğinden boşanma ve ferileri hususunda karar verilmesine yer olmadığına, davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyanın yapılan incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince davalı kadına yüklenen erkeğin kızına ''al bu gebereceği, gebermedi gitti, ister kendin bak ister bakıcı baksın, ben dünyaya hasta bakmak için gelmedim, nereden bulaştım'' diyerek davacıyı hasta ve bakıma muhtaç vaziyette kızına bırakıp İstanbul`a döndüğü, daha sonra davacının vefatından önce davalının Antalya'da davacının bulunduğu hastaneye geldiği ve burada davacının kızına "hala gebermedi bu" dediği şeklindeki kusurlar kadına yüklenmiş olup davacı erkeğin 08.01.2020 tarihinde boşanma davasını açtığı, 09.02.2020 tarihinde öldüğü, davacı erkek dava dilekçesinde tanık deliline dayanmışsa da tanık isimlerini bildirmediği, dosyada dinlenen davacı erkek tanıklarının isimlerini davacı erkek mirasçısı olan kızı vekilinin dosyaya bildirdiği, mirasçı vekili tarafından dosyaya isimleri bildirilen tanıkların dinlenerek Mahkemece davalı kadına kusur yüklendiği anlaşılmaktadır

Davaya kusur tespiti yönünden devam eden mirasçı, davacı erkeğin ölümüne kadar davacı erkek tarafından dosyaya sunulan delillere dayanabilir ve Mahkeme bu deliller çerçevesinde davayı incelemelidir. Davacı erkek dava dilekçesinde tanık deliline dayanmışsa da, davacının ölümünden sonra davaya kusur tespiti yönünden devam eden mirasçı, davacı erkeğin yerine geçip tanık bildiremez ve bildirdiği tanıkların beyanları hükme esas alınamaz. İlk Derece Mahkemesince mirasçı tarafından bildirilen tanıkların dinlenerek davalı kadına kusur yüklenmesi ve davalı kadının 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun tespitine karara verilmesi hatalı olup hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.