Özet:
Aynı İşletene (Kişiye/Şirkete) Ait İki Aracın Birbiriyle Çarpışması Sonucu Oluşan Hasar, Kendi Kendine Zarar Verme Niteliğinde Olduğundan "Üçüncü Kişi" Şartı Sağlanamaz ve Sigortadan Tazminat Talep Edilemez.
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/01/2022 tarih 2020/473 Esas 2022/65 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, 22.03.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi çerçevesinde ihtiyari mali mesuliyet teminatı ile sigortalanan ... plakalı kamyonet sürücüsünün ön tarafta hafriyat yüklemesi için beklediği ve kamyoneti temizlediği esnada aracın kendiliğinden geri geri hareket ederek, müvekkiline ait ve park halinde bulunan ... plakalı kamyonete çarptığını, karşı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuruya verilen cevapta davalı şirketin ZMMS poliçesi limiti dışında kalan kısımlardan sorumlu olduğu, bu nedenle hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle ödeme talebinin reddedildiğini iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, şimdilik 500,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 700,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 25.10.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, 70.004,26 TL hasar bedeli, 25.000,00 TL değer kaybı bedeli, 4.995,74 TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere toplam dava değerini 100.000,00 TL'ye artırmıştır.
CEVAP : Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, kusur bilirkişisinden alınan 18.02.2021 tarihli raporda davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı kamyonu park haline alan dava dışı sürücünün kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı şirkete ait ... plakalı kamyonun kazanın oluşumunda etken olmadığının bildirildiği; makine mühendisi ve sigorta bilirkişinden oluşan heyetten alınan rapora göre, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 70.004,26 TL, değer kaybının 25.000,00 TL ve kazanç kaybının 24.000,00 TL olduğu, her iki aracın da kaza tarihi itibariyle davacı şirket adına kayıtlı bulunduğu, bu bağlamda TBK m.135/1, 2918 sayılı Kanunun 92. md ile ZMMS ve İMMS poliçe genel şartlarının yukarıda yer verilen hükümleri nedeniyle davacı taleplerinin ZMMS ve İMMS teminatları kapsamı dışında kaldığının tespit edildiği, bilirkişiler tarafından varılan görüşün 2918 sayılı yasanın 92. maddesi kapsamına göre yerinde olduğu, bu kapsamda araçların her ikisinin de davacıya ait olduğu, bir aracın diğer araca vermiş olduğu zararın aynı kişi üzerinde gerçekleştiği, bu sebeple 2918 sayılı yasanın 92. maddesine göre zarar talebinin yerinde olmadığı, İMMS'nın da ZMSS kapsamında kalan ve ZMSS'nı aşan kısım yönünden işlerlik kazandığı, ZMSS yönünden sorumlulukta mevcut olmadığından İMMS yönünden talepte bulunulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava konusu talebin sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesinin hatalı olduğunu, ... ve ... plakalı araçların her ikisinin de müvekkili şirkete ait araçlar olduğunu, ... plakalı aracın geri geri hareket ederek park halindeki ... plakalı araca çarpmasıyla hasar meydana geldiğini, kazanın oluşumunda tam kusurlu olan ... plakalı kamyonetin davalı şirkete genişletilmiş kasko sigorta poliçesi çerçevesinde ihtiyari mali mesuliyet teminatının bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin ZMMS limiti dışında kalan kısımlardan sorumlu olduklarını bu nedenle hasarın teminat dışı kaldığını beyan ederek hasarı red ettiğini, oysa müvekkilinin aracında meydana gelen bu hasarın İMMS teminatı mevcut iken ZMMS teminat kapsamına bakılmaması gerektiğini, İMMS teminatını ZMMS'nın teminat sınırlarına bağlamanın hatalı olduğunu, ZMMS genel şartları değil, TBK hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, kabul anlamında gelmemekle birlikte davanın tümden reddine verilmiş olmasının dosya kapsamında toplanan delillerle ve bilirkişi raporları ile çelişkili olduğunu, mahkemece bilirkişi raporuna yapılan esaslı itirazların değerlendirilmediğini, ek rapor alınmakla yetinildiğini, yeni bir bilirkişiden sigorta hukuku anlamında itirazların değerlendirilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedeli, değer kaybı nedeniyle tazminat ve kazanç kaybı tazminatının karşı aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacıya ait araç ile davalı şirkete İMMS poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu araçta hasar meydana gelmiştir. Her iki aracın işleteni (maliki) aynı kişi olduğundan, TBK'nın 135/1 maddesindeki alacaklılık ve borçluluk sıfatı işleten davacı ... Ltd. Şti'nde birleşmiştir. KTK'nun 85/1. maddesi uyarınca, işleten olarak kendi sorumluluğunu üstlenen davalı ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından tazminat talebinde bulunulması mümkün değildir. Zira, ZMSS/İMSS üçüncü kişilerin zararlarını karşılamakla yükümlü olup, işleten aynı zamanda üçüncü kişi olamaz. (Yargıtay HGK 15.04.2011 gün 2011/17-13 2011/191 K; Yargıtay 4. HD 27.10.2022 tarihli 2021/18268 E. 2022/13257 K. Sayılı ilamları)
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/03/2025
