"Kimsiniz Lan Siz" Sözü - Hakaret
Yargıtay 18. Ceza Dairesi
Esas No : 2019/7803
Karar No : 2020/1765
Karar Tarihi : 2020-01-21





Özet:

<ul> <li style="text-align: justify;">Sanığın katılanlara &quot;kimsiniz lan siz&rdquo; şeklinde s&ouml;zlerle hakaret su&ccedil;unu işlediği beyan edilmiş ise de, anılan s&ouml;zlerin katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve yalnızca bu eylemle hakaret su&ccedil;unun oluşmaması karşısında, sanığın katılanlara karşı ne şekilde hakaret su&ccedil;unu işlediği, su&ccedil; teşkil eden eylemlerinin nelerden ibaret olduğu, denetime olanak verecek şekilde katılanlara a&ccedil;ıklattırılıp kararda tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerek&ccedil;eyle sanık hakkında yazılı şekilde h&uuml;k&uuml;m kurulması bozmayı gerektirmiştir.</li> </ul>

 KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,

A-Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve sanık ...’e yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,

TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesinin infaz evresinde resen gözetilebileceği,

Anlaşıldığından, sanıklar ... ve ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B- Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Katılanların olay anlatımında, sanık ...’nın katılanlara "kimsiniz lan siz” şeklinde sözlerle hakaret suçunu işlediği beyan edilmiş ise de, anılan sözlerin katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve yalnızca bu eylemle hakaret suçunun oluşmaması karşısında, sanığın katılanlara karşı ne şekilde hakaret suçunu işlediği, suç teşkil eden eylemlerinin nelerden ibaret olduğu, denetime olanak verecek şekilde katılanlara açıklattırılıp kararda tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,

Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

 (Muhalif) (Muhalif)

 KARŞI OY

Sanık ... ve ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...’a yönelik 15/11/2014 tarihinde işlediği hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2015 tarihli ve 2015/5-67 E. K. sayılı kararıyla;

A) Hakaret suçundan;

• Türk Ceza Kanununun 125/1 maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

• Katılanların kamu görevlisi olması sebebiyle 125/3-(a) maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

• Suçun umumi yerde işlenmesi sebebiyle Türk Ceza Kanununun 125/4 maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılarak 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

• Suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi sebebiyle Türk Ceza Kanununun 43/2 maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 43/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

• Türk Ceza Kanununun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,

• Türk Ceza Kanununun 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna,

• Yargılama sürecinde pişmanlık göstermemeleri sebebiyle Türk Ceza Kanununun 51. maddesinin ve daha önce hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin ve sabıkalı geçmişi nazara alınarak Türk Ceza Kanununun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

B) Görevi yaptırmamak için direnme suçundan;

• Türk Ceza Kanununun 265/1 maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

• Atılı suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi sebebiyle Türk Ceza Kanununun 265/3 maddesi gereğince 1/3 oranında artırım yapılarak 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

• Suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi sebebiyle Türk Ceza Kanununun 43/2 maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 43/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

• Türk Ceza Kanununun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,

• Türk Ceza Kanununun 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna,

• Yargılama sürecinde pişmanlık göstermemeleri sebebiyle Türk Ceza Kanununun 51. maddesinin ve daha önce hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin ve sabıkalı geçmişi nazara alınarak Türk Ceza Kanununun 50.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

• Yargılama giderlerine,

Hükmedilmiştir.

Kararın süresi içinde sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 21/01/2020 tarihli ve 2019/7803 Esas, 2020/1765 sayılı Kararıyla “Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve sanık ...’e yükletilen hakaret suçundan verilen cezaların onanmasına; Sanık ...’a hakaret suçundan yükletilen cezasının ise söylenen sözlerin hakaret suçunu oluşturmayacağı gerekçesiyle bozulmasına” karar verilmiştir.

Yüksek Dairenin söz konusu kararında yer alan bozma kararına iştirak edilmekle birlikte, onamaya konu hükümlerde yer alan Türk Ceza Kanunun 43/2.maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 43/1.maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmasında orantılılık ilkesine uyulmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama düşüncesine iştirak edilememiştir.

Konunun daha iyi anlaşılması bakımından ilgili mevzuata bakıldığında:

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun;

“Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3.maddesinin birinci fıkrasında “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” hükmüne,

“Zincirleme suç” başlıklı 43. maddesinde ise,

“(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.” hükümlerine yer verilmiştir.

Söz konusu müesseseler kısaca ele alındığında,

Bilindiği üzere, Türk Ceza Kanununun 43/2. maddesinde aynı neviden fikri içtima kuralları düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre failin eyleminin birden fazla kimseye yönelmesi, birden fazla kimseye yönelen fiilin tek olması gerekmektedir.

Aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanmasında, yaptırım olarak zincirleme suç hükümlerinin düzenlendiği Türk Ceza Kanununun 43/1. maddesinde belirlenen yaptırım uygulanacaktır. Maddeye göre, öncelikle Türk Ceza Kanununun 61. maddesine göre temel ceza belirlendikten sonra, bireyselleştirilen cezadan dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırım yapılacaktır.

O halde aynı neviden fikri içtima kurallarının tatbiki bakımından en az iki mağdur bulunmalı, mağdur sayısına göre de Türk Ceza Kanununun 43/1. maddesinde düzenlenen artırım yapılmalıdır. Dolayısıyla artırımın en önemli ölçütü mağdur sayısıdır.

Somut olayda, sanıklar birlikte hareket ederek katılan üç polis memurlarına direnmiş ve sanık ... hakarette bulunmuştur. O halde aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanmasında bir hata bulunmamaktadır. Ancak burada ele alınması gereken husus, Mahkemece üç katılan bulunmasına rağmen 1/2 oranında yapılan artırımın, Türk Ceza Kanununun 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesine uygun olup olmadığıdır.

Malumları olduğu üzere, suçun işlenmesiyle bozulan kamu düzeninin onarılması kapsamında, suçu işleyen kimseye uygulanacak yaptırımların haklı ve ölçülü olması gerekir. Öte yandan, hâkimin takdir hakkını kullanırken de, tatbik edeceği cezanın suçun ağırlığı ile orantılı olmasına dikkat etmesi gereklidir.

Somut olaya dönecek olursak, sanıkların atılı suçları üç mağdura karşı işlediklerinin anlaşılması karşında, Türk Ceza Kanunun 61.maddesinde öngörülen kıstaslara göre temel cezayı belirledikten sonra, aynı neviden fikri içtimanın uygulama şartının asgari iki mağdur olması şartı da nazara alınarak; üç mağdura yönelik eylem sebebiyle herhangi bir gerekçe de göstermeksizin Türk Ceza Kanununun 43/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanununun 43/1. maddesi gereğince alt sınırın çok üzerinde orantısız şekilde 1/2 oranında artırım yapılması yukarıda izah edilen orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kurallarına uygun olmadığı düşünülmüştür.

Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle sayın çoğunluğun sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve sanık ...’e yükletilen hakaret suçundan verilen cezaların onanması yönündeki görüşüne iştirak edilememiştir.