Yazılı Ücret Sözleşmesi Yoksa Vekalet Ücreti: Güncel Piyasa Değeri Değil, Harca Esas Değer Dikkate Alınır

13 Şubat 2026, 14:56 - 37

Yazılı Ücret Sözleşmesi Yoksa Vekalet Ücreti: Güncel Piyasa Değeri Değil, Harca Esas Değer Dikkate Alınır


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2024/3665
2025/2537
2025-05-05





I. DAVA

Davacı vekili; Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/421 E., 2014/885 K. sayılı dosyada sekiz yılı aşkın süredir müvekkilinin davalı ...'in avukatlığını yaptığını, kararın 15.06.2016 tarihinde kesinleştiğini, 25.10.2016 tarihinde taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, davalının vekalet ücretini ödemesi gerekirken taşınmazı taraflar arasında anlaşarak ...'a 04.11.2016 tarihli muvaazalı işlem ile devrettiğini, davalılar arasında yer alan anlaşmaya göre avukat vekalet ücretini ödemeyi davalı ... 'un kabul ettiği, her iki davalının da sorumlu olduğunu ileri sürerek, Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen ve müştereken yasal faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesini istemiş; 31.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 689.062,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ...; davacının Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde avukatı olduğunu, ... ile aralarında yapılmış olan "Devir ve Temlik Anlaşmasıdır" şeklindeki anlaşmayı davacının kendisinin sunduğunu ancak uygulanmadığını, diğer davalı ile arasında yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu, davacı ile aralarında yapılan sözlü sözleşme uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücreti belirlendiğini 6.000,00 TL' sini ödediğini, geriye 4.000,00 TL'sinin kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; davacının Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde diğer davalının avukatı olduğunu, davalı ... ile aralarında yapılmış olan "Devir ve Temlik Anlaşmasıdır" şeklindeki anlaşmayı davacının kendisinin sunduğunu ancak uygulanmadığını, sonrasında yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu, davacı avukat ile davalı ... arasındaki anlaşmayı bilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı ... arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunmadığı, kararın kesinleştiği tarihte davacı ile davalı arasındaki vekalet ilişkisinin devam ettiği, Avukatlık Kanunu 164. maddesine göre davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktarın avukatlık ücreti olarak belirlenmesi gerektiği, davaya konu taşınmazın kesinleşme tarihi olan 15.06.2016 tarihinde ki değerinin 4.593.750,00TL olduğu, davacı tarafından takip edilen dosyanın tamamlanması, davacı tarafından dosyaya gösterilen emek ve mesaisi göz önünde bulundurularak Avukatlık Kanunu 164. maddesi gereğince %15 oranında toplam 689.062,50 TL vekalet ücreti talep edebileceği kabul edilmiş; diğer davalı ... yönünde talep edilen vekalet ücreti yönünden ise davacı adına vekalet verilmediği, davacı tarafından davalı ...'a verilmiş bir avukatlık hizmeti bulunmadığı ve aralarında vekalet ilişkisi bulunmadığı belirlenerek davanın kısmen kabulü ile 689.062,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusuna yönelik yapılan değerlendirmede; davacının davaya konu talebinin Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (2014/421 E., 2014/885 K.) 2009/508 E., 2013/11 K. sayılı dosyasındaki vekillik hizmetine ilişkin olduğu, dosyada davalı ... ile ilgili bir yargılama faaliyetinin bulunmadığı, salt vekaletnamenin olmasının ücret için yeterli olmadığı ve davalılar arasında 12.04.2010 tarihinde imzalanan devir ve temlik anlaşmasının da sözleşmenin tarafı olan davalıların iç ilişkisine yönelik olduğu, davacıya, davalı ...'e yönelik talep hakkı vermeyeceği, davalı ...'e yönelik davacı tarafın istinafının yerinde olmadığı belirlenerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı ... istinaf başvurusuna yönelik yapılan değerlendirmede; davacı ile davalı ... arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunmadığı, kararın kesinleştiği tarihte davacı ile davalı arasındaki vekalet ilişkisinin devam ettiğinin anlaşıldığı, davacının takip ettiği dosya nedeniyle akdi vekalet ücreti alacağını talep edebileceği ve davaya konu taşınmazın kesinleşme tarihi olan 15.06.2016 tarihindeki değerinin 4.593.750,00 TL olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacı tarafından dosyaya gösterilen emek ve mesaisi göz önünde bulundurularak Avukatlık Kanunu 164. maddesi gereğince müddeabihin %15 oranında olacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı belirlenerek, davalı ... istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı ... vekilinin istinaf başvurusuna yönelik yapılan değerlendirmede; davanın ... yönünden reddine karar verildiği davanın reddi nedeniyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirlenerek davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 689.062,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; kararın eksik inceleme ile hatalı tesis edildiğini,davalılar arasında 12.04.2010 tarihinde imzalanan devir ve temlik anlaşmasında "Temlik Alan ..., dava ile ilgili yapılmış ve yapılacak olan tüm masrafları ve Avukat ücretinin ödemeyi şimdiden kabul ve taahhüt etmektedir." şeklinde ibare bulunduğunu, söz konusu anlaşmanın tam üçüncü kişi yararına yapılmış sözleşme olduğunu, davalı ... tarafından diğer davalı ...'ya yapılan satış işleminin muvazaalı olduğu ve taraflar arasında bir para alışverişi bulunmadığının açık olduğunu, taraflarca %15 üzerinden vekalet ücreti konusunda sözlü anlaşma bulunmasına rağmen kararın kesinleşmesi ile muaccel hale gelen vekalet ücretinin davalılar tarafından ödenmediğini, her iki davalının müteselsilen vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile 10.000,00 TL'ye anlaşıldığını,Mahkeme tarafından taşınmazın davanın kesinleştiği tarihte gerçek değeri üzerinden %15 vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, davacının emek ve mesaisi dikkate alındığında %15 üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin fahiş olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık,vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı tarafından davalı ... adına Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (bozma sonrası esası olan 2014/412 E., 2014/885 K.) 2009/508 E., 2013/11 K. sayılı dosyası takip edilmiştir. Söz konusu dosyanın incelenmesi neticesinde davacısının ..., davalılarının ... Otomotiv Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti., ... oldukları, dava konusunun Adana İli, Seyhan İlçesi, ... köyü 271 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil davası olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 1.561.875,00 TL olduğu ve 1.561.875,00TL dava değeri kabul edilerek, bu rakam üzerinden 31.12.2012 tarihinde harç ikmal edildiği, Mahkeme kararının Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2013/9082 E., 2014/3476 K. sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrasında Mahkemece 08.12.2014 tarihli ve 2014/421 E., 2014/885 K. sayılı kararı ile dava konusu yapılan taşınmazın ... adına tesciline karar verildiği ve hükmün Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.12.2014 tarihli ve 2014/421 E., 2014/885 K. sayılı ilamı ile onandığı, karar düzeltilmesi isteminin ise 15.06.2016 tarihinde reddedildiği ve bu tarihte kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Mahkemece davacı avukata ödenmesi gereken akdi vekalet ücretinin, bu konuda yazılı bir sözleşmenin bulunmaması nedeniyle Avukatlık Kanununun 164/4 maddesi gereğince dava değerinin takdiren %15'i üzerinden belirlenmesi gerektiği kabul edilerek, yapılan keşif sonucunda taşınmazın kesinleşme tarihi olan 15.06.2016 tarihinde ki değerinin 4.593.750,00 TL olduğu tespit edilerek bu değerin %15'i olan 689.062,00 TL üzerinden hüküm kurulmuştur.

Oysa ki, davacının vekalet ücreti talep etmiş oldukları söz konusu tapu iptal tescil davasında, taşınmazın harca esas değeri 1.561.875,00 TL olarak belirlenmiş ve bu miktar üzerinden harç 31.12.2012 tarihinde tamamlanmıştır.

Bu durumda vekalet ücretinin, harcın yatırıldığı dava değeri üzerinden tespit ve tahsiline karar verilmesi gerekirken, Mahkemece açıklanan husus göz ardı edilerek, iş bu davada mahallinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından belirlenen taşınmaz değerinin müddeabihin değeri olarak vekalet ücreti hesabında esas alınmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

İkinci bent gereğince davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Aşağıda yazılı peşin alınan harcın davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları